9.5 C
İstanbul
Perşembe, Ocak 21, 2021

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

İlginizi Çekebilir

Yazı: Cem Eker

Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir?

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye başlayınca, dünya genelinde karantina uygulamalarına geçildi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bir dönüşüm içerisinde olan iş dünyası, belki de ilk defa böyle bir tablo ile karşı karşıya kaldı. Öyle ki evden çalışma imkânı bulunan sektörlerde faaliyet gösteren bireyler, odasını hatta mutfağını bile âdeta bir ofise dönüştürerek işleri aksatmamak için yoğun mesai harcadı. Böylece pek de alışık olmadığımız bir dönemle tanıştık.

Son yıllarda özellikle genç girişimciler tarafından tercih edilen evden çalışma modeli, özellikle pandeminin tüm dengeleri yerinden oynatmasıyla birlikte hayatın bir parçası hâline geldi. Stratejik iş toplantılarının bile ev ortamında yapıldığı dönemin, çalışanların motivasyonlarına çeşitli yansımaları oldu. Fakat normalleşme sürecine girildiğinde yavaş yavaş şirketlere geri dönüş de başladı. Hâl böyle olunca çalışan motivasyonlarında inişli-çıkışlı bir grafikle karşılaşıldı.

Anketler, pandemide çalışan motivasyonunun düştüğünü gösteriyor

Çalışan motivasyonlarının ne derece hasar gördüğünü analiz etmek için öncelikle COVID-19’un etkilerini yoğun şekilde yaşadığımız Nisan 2020’ye tekrar göz atmakta fayda var. Zira o dönemlerde çalışan motivasyonunun en düşük seviyelerde olduğu günlere tanıklık etmiştik. Bu kapsamda pandeminin iş hayatına etkisini araştırmak üzere insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması Mercer Türkiye ile ülkemizde insan yönetimi alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) işbirliğinde 103’ü global ve 64’ü yerel olmak üzere 167 şirketin katılımıyla bir anket gerçekleştirilmişti. Ankete göre firmaların yüzde 44,9’u salgın öncesinde uzaktan çalışma modelini kullandıklarını belirtti.

Pandemiyle beraber merkez ofiste uzaktan çalışma modeline geçen şirketlerin oranı yüzde 94,6 gibi bir rakama ulaştı. Anketin motivasyonla ilgili kısmı ise önemli verileri barındırıyor. Öyle ki uzaktan çalışma modeline geçişin getirdiği en büyük zorluklar arasında yüzde 40,7 ile çalışan motivasyonu yer aldı. Çalışan performans yönetim süreci, iletişim, teknolojik altyapı eksikliği ve evde çocuklarla çalışma, başlıca engeller olarak sıralandı. Şirketlerin yüzde 60’ı çalışanlarının zihinsel sağlığını desteklemek amacıyla aksiyon aldıklarını belirtti. Bununla birlikte yüzde 29’u ise oluşabilecek çalışan verimlilik kayıplarına yönelik aksiyonlar aldıklarını aktardı. Verimliliği ileriye taşımak için direktörlerin veya ekip liderlerinin daha fazla iletişim hâlinde olması ve düzenli toplantılar vasıtasıyla iş planı yapılması gibi metotlar uygulandı. Bu süreçte ayrıca ofiste, sahada veya fabrikalarda çalışmak zorunda kalanlar için ise kıyafet serbestisi ve motivasyon seanslarının düzenlenmesi gibi etkinlikler hayata geçirildi.

Yukarıdaki anketten de görüldüğü üzere pandemi sürecinin, insanların iş hayatındaki psikolojisini bir hayli etkilediği aşikâr. Peki, salgın sonrası hayat normale döndüğünde firmalarda çalışan motivasyonu nasıl artırılır? Biraz da buna değinelim.

Hem fiziksel hem psikolojik yıpranmalar yaşandı

Bireyler, çeşitli sağlık problemleri ve özellikle salgın gibi tüm insanlığı etkileyen bir sorunla karşılaştığında fiziksel olarak yıpranıyor. Sözkonusu sorunlar, doğal olarak insan psikolojisini de derinden yaralıyor. Dolayısıyla böyle dönemlerde çalışan motivasyonunu maksimum seviyeye çıkarmak için yapılan faaliyetler hem şirketlerin hem de bireylerin verimliliği açısından önem arz ediyor.

Günümüz dünyasında firmalar, personellerine yalnızca kariyer olanağı sunmakla kalmıyor; onların sağlık, motivasyon ve morallerinden de bir nevi sorumlu oluyor. Kurumların, global krizi tetikleyen olağanüstü durumlarda çalışanlarının motivasyonunu maksimumda tutabilmek adına onlara psikolojik destek sunma konusuna da yönelmesi gerekiyor.

Çoğu zaman maddi motivasyon yetmiyor

Motivasyon, içsel ve dışsal olarak iki farklı kategoride incelenebiliyor. İçsel motivasyon, bireyin kendi içinden gelen bir kararın sonucunda sergilediği eylemlerin motivasyonu olarak nitelendiriliyor. Dış ortamdan bir ödüle sahip olmak için yapılan eylemlerin tümü ise dışsal motivasyonun içerisine giriyor. Dışsal motivasyonun en geleneksel yöntemi, bir iş karşılığında verilen ücret olarak sayılıyor. Ancak çoğu zaman maddiyat yeterli olmayabiliyor ve başka modeller devreye alınıyor.

Oyunlaştırma modelinin şirketlere katkısı

Özellikle içsel motivasyon ile çalışanlar, daha uzun süre motive olabilirken “oyunlaştırma” (gamification) iş modeli sayesinde motivasyon sürekliliği sağlanabiliyor. Oyunlaştırma derken bunu tabii ki şirket içerisinde oynanan bir oyun olarak anlamlandırmamak gerekiyor. Sözkonusu model, oyun kavramının gerçek hayattaki olaylara uyarlanması olarak tanımlanıyor. Ekip ruhunu güçlendirerek kazanmayı odağına alan oyunlaştırma, fiziksel veya dijital olarak uygulanabiliyor. Böylece motivasyon dışsal değil, içsel odaklı olarak kurgulanabiliyor. Bunların içerisinde kazanılan puan kadar evden çalışma hakkı, yöneticiyle yemek fırsatı veya spesifik bir eğitime katılma imkânı gibi aktiviteler olabiliyor.

Sağlıklı uygulamalar, keyifli bir iş ortamı oluşturuyor

Özellikle ekonomik veya toplumsal kriz dönemlerinde içsel motivasyon odaklı oyunlaştırma modeli daha fazla önem kazanabiliyor. Sağlıklı uygulamalar hayata geçirildiğinde, kurumlardaki kasvetli ortam keyifli bir hâle dönüşebiliyor. Dolayısıyla hem sağlığını hem de işini kaybetme endişesini aynı anda taşıyan bireylerin hissettiği belirsizlik duygusunun önüne geçmek için sadece maddi olgular düşünülmemeli, güçlü ve şeffaf iletişim bağları da kurulmalı. Nitekim çalışanlarıyla sık sık iletişim hâlinde olan yöneticiler, beklentilerini daha iyi anlatıyor. Çalışanlarını düşünerek aksiyonlar alıp bu minvalde hareket eden kurumlar, süreci en az hasarla atlatabiliyor.

Önem verilmesi gereken bir diğer husus da böylesi hassas dönemlerde çalışanlara eşit mesafede yaklaşmak. Personellerine olabildiğince eşit haklar sunan firmalar, uzun vadede marka değerini yükselterek tercih edilme oranını artırabilir.

Yaşadıklarımız bir anda silinmeyecek

Salgın tamamen kontrol altına alındıktan sonra hayatımızda bizi nelerin beklediğini henüz tam olarak tahmin edemiyoruz. Tüm yaşadıklarımız elbette bir anda hafızamızdan silinip gitmeyecek. Evlere kapanıp izole olduğumuz dönemlerin etkisini az da olsa muhakkak hissetmeye devam edeceğiz. Ancak yaşam kalitemizi ve özellikle iş hayatımızdaki performansımızı artırmak için motivasyonumuzu üst düzeyde tutmak da şart.

Kurumsal motivasyon artırıcı tedbirlere riayet etmenin yanı sıra bireysel anlamda da önlem almakta yarar var. Örneğin uyku düzenine dikkat etmek, dengeli beslenmek, sosyal medyada sıkça karşılaşılan asılsız haberler ile komplo teorilerinden olabildiğince uzak durmak, ülke gündemi dışındaki konularla fazla ilgilenmemek ve çeşitli hobilere yönelmek gibi etkinlikler de bireyleri stresten koruyor. Tüm bu aktiviteler, şirketlerdeki motivasyonu yükselten hususlarla birleştiğinde daha fazla anlam kazanıyor. Unutulmamalıdır ki bir işletmenin verimliliği için en önemli konuların başında insan geliyor.

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Dergiden Son Yazılar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy