10 C
İstanbul
Çarşamba, Kasım 25, 2020

Yarışma Programlarının Topluma Yansıması

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ali Murat Kırık

Türkiye’de 90’lı yıllarla birlikte özel yayıncılığın gelişim göstermesi ve TRT’nin bu alandaki tekelinin kırılması farklı program türlerinin ortaya çıkmasına olanak tanıdı. Bu şekilde diziler, filmler, yarışmalar, spor, müzik ve eğlence programları giderek artmaya başladı. İzleyicilerin farklı program içerikleri araması da reyting olgusunun önlenemez yükselişine neden oldu.

Televizyon ve internet dünyasında olan birçok program ve yarışma evimizdeki yemek masasına, salona ve sohbetlerimize dahi yerleşiyor

 

Televizyon kanallarının sayısındaki artış yarışma programlarını bir adım öne çıkardı. Bilgi-kültür yarışmaları, beceri ve direnç yarışmaları, çocuk yarışmaları gibi farklı türde yarışma programları mevcut. Türk Dil Kurumu Sözlüğü yarışma kavramını; “Müsabaka, bilgi, yetenek, güzellik gibi üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım, başkalarından üstün olmaya çalışma.” şeklinde tanımlamaktadır. Rekabet, en iyi olma arzusu ve ön plana çıkabilme isteği yarışma programlarının Türkiye’de yaygınlaşmasına neden olurken, yerli ve yabancı birçok format her yaştan her kesimden izleyici tarafından yoğun ilgiyle seyredilmeye başlandı. Ancak özellikle yabancı formatlı yarışma programlarının alt metinlerini de doğru okumak gereklidir. Ses, yetenek ve direnç yarışmalarının ne yazık ki toplumu, kültürü yozlaştırıcı etkisi bulunuyor. Bu tür yarışma programları popüler kültür ürünü olmakla birlikte, belli düşünce kalıplarını izleyicilere aktarmakta, zihinleri şekillendirmektedir. Daha çok eğlendirici özellikleriyle ön plana çıkan bu yarışma programları şiddet ve suça da teşvik edebilmektedir. Aşırı derecede yaşanan hırs, şiddete varacak tartışmalar ise çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. İthal formatlı yarışma programları son dönemlerde Türkiye’de giderek yaygınlaştı. Özellikle 2000 ve sonrası doğan Z Kuşağı ithal formatlı yarışma programlarına yoğun ilgi gösteriyor. Bu programların Türk aile yapısına uygun olduğunu söylemek pek mümkün değil. Acının dramatize edilmesi, gösterişli hayat tarzlarının pompalanması ve kültürün yozlaşması çocuk ve gençleri olumsuz yönde etkiliyor. İthal formatlı yarışma programlarında yer alan yarışmacıların daha çok marjinal ve toplumun genelinden farklı karaktere sahip olduğu görülmektedir. Dikkat çekilmesi gereken nokta, gençlerin bu yarışma programında yer alan kişileri örnek alması ve onlar gibi olma arzusudur. Bu durum bireyleri toplumsal açıdan bir çıkmaza sürüklüyor. Takdir edersiniz ki özniteliklerini kaybeden, kendi kültürüne, toplumuna, değerlerine yabancılaşan bir ülkede, başka sorunlar da ortaya çıkacaktır.

Televizyon programlarında hırs ve şiddete varacak tartışmalar, çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkiliyor

Moda ve giyim üzerine yapılan yarışma programlarında da marjinal kimlikler temsil edilmektedir. Medya aracılığıyla inşa edilen ve bireylere sunulan kimlikler, modernleşmeye ve popüler kültüre uygun bir biçimde üretilmektedir. Toplum tarafından üretilmiş mevcut kimliklerin içinin boşaltılması, onların işlevselliklerini ortadan kaldırmakta ve ekranlarda sunulan kimliklerin özellikle genç bireyler tarafından daha çabuk özümsenmesini sağlamaktadır. Eğlence ile gösteri toplumu kavramı, organik bağ ile birbirine bağlıdır. Burada Debord’a atıf yapmak gerekmektedir. Fransız kuramcı gösteri olgusunun altında yatan en temel etkenin ekonomi olduğunu dile getirmektedir. Günümüzde reyting kavramı ile ticari gelir arasında doğru orantı bulunmaktadır.

Özel yayıncılıkta gelir kaynaklarının önemli bir bölümü reklamlardan karşılanmaktadır. Reklam olmadığı müddetçe programların hazırlanması ve sunulması mümkün olmamaktadır. Reyting kaygısı ve popüler kültürün etkisiyle seçilen yarışmacılar, programcılar, sunucular farklılık göstermektedir. Olağandışı davranış, tutum ve düşünceleri bulunan bu isimler toplumsal yozlaşmaya zemin hazırlamakta, millî ve manevi değerlerin yitirilmesine neden olmaktadır.

Çocuk Yarışmaları Bireysel Gelişime Zarar Veriyor

Çocukların yarıştığı programlarda da rekabet olgusunun etkisi hissedilmektedir. Çocukların hırs ve rekabetle yetişmesi toplumun geleceği adına kuşku verici niteliktedir. Çünkü tatminsizlik ve sürekli olarak başarıya ulaşma hırsı çocukların bireysel gelişimini zedelemektedir. Bu noktada ebeveynleri de eleştirel bir perspektiften geçirmek doğru olacaktır. Çocukların katıldığı yarışma programlarına ilgi gösterilmesi oldukça üzücüdür. Yarışma neticesinde elde edilecek büyük ödül ya da ikramiye için çocukların kullanılması toplumsal açıdan kabul edilir bir durum değildir.

Sosyal medyanın etkisiyle birlikte video paylaşım siteleri üzerinden de yarışma programları izlenebiliyor ve herkes yarışmacı adayı olabilmek için var gücüyle uğraşıyor. Televizyon gibi kitle iletişim araçlarının ve özellikle de televizyonun ticari kaygılar ve reytingden ötürü farklılığa ve popüler olana ağırlık vermesi yarışma programlarının içini boşaltmakta ve bilginin ikinci plana atılmasına neden olmaktadır.

Çocuklar İçin Neler Yapılmalı?

• Ebeveynler, televizyon seyretmeyi ve internette oyalanmayı kendileri için bir hak, çocukları için onları ders çalışmaktan alıkoyan bir engel olarak görmemeli. Her şeyden önemlisi aileler, izledikleri programlarla çocuklara örnek olmalı.

• Aileler çocukların seviyelerine uygun programları veya görsel materyalleri (cd, dvd vb.) bularak çocuklara izletmeli.

• Büyükler televizyon izlemeyi ve internet kullanmayı belli bir disipline bağlamak gibi adımlar uygulamalı.

• Toplumsal duyarlılığın artması için herkesin sorunlu içerikleri mutlak suretle RTÜK’e (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) bildirmeli.

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy