10.7 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 3, 2020

Türkiye, Faizsiz Sistemde Bir Başarı Hikâyesidir

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı.Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi…Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem EkerPandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir?Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ ErdölMuhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka…Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Dünyada yeni bir finans endüstrisi olarak karşımıza çıkan faizsiz bankacılık sisteminin bizim ülkemizdeki geçmişi, yaklaşık 35 yıllık bir süreci kapsıyor. Faizsiz bankacılık sistemi, her ne kadar dünya genelinde gelişim sürecini tamamlayamamış olsa da Türkiye’nin özellikle son yıllarda bu alanda ciddi anlamda mesafe katettiğini düşünüyorum. Katılım bankacılığı konusunun Türkiye’de bilinirliğinin arttığını görüyoruz ve bu durum, faizsiz sistemle ilgili adım atmak isteyen ülkelerin de dikkatini çekiyor.

 

Türkiye’de Faizsiz Finans Sistemini Kurguladık

Biraz geçmişe dönüp katılım bankacılığının ülkemizdeki başlangıcına ve günümüze kadar olan süreçteki gelişimine kısaca değinmekte fayda var. Biz Türkiye’de katılım bankacılığı adına çalışmalarımıza başladığımızda, dünyada sektör henüz gelişmemişti ve bu alanla ilgili bir altyapı oluşturulmamıştı. Malezya’da bu yönde çalışmalar vardı ama bize örnek olabilecek düzeyde değildi. Öte yandan Türkiye’de yoğun bir sermaye birikimi de yoktu. Dolayısıyla bizler hem bir sistem oluşturma hem de faaliyet gösterme çabası içerisine girdik. Halktan birebir tasarruflarını toplayıp reel sektörün finansmanında kullanma yolunu tercih ettik. O dönemde maalesef devletten herhangi bir destek göremedik. Sözkonusu süreçte Türkiye’de yüksek enflasyon da vardı. Bu nedenle kişiler, birikimlerini enflasyona karşı koruma ihtiyacı içindeydi. Böylece bizler de kısa vadeli finansmana yoğunlaştık. Yani halktan küçük tasarruflarını, faizsiz bankacılık prensipleri çerçevesinde toplayıp ortaklık temelli bir kaynak oluşturma mekanizması kurguladık. Bu 35 yıllık süreçte ülkemizde ciddi finansal dalgalanmalar ve siyasi kırılmalar da yaşandı. Bunlardan tabii ki bizler de etkilendik. Ama bizim hedefimiz uzun vadeliydi. Türkiye’de faizsiz finans prensipleri çerçevesinde bizden hizmet bekleyen kişilere bir model sunabilmeyi hedefledik. İlk zamanlar kamu bu konuda bize karşı mesafeli durdu; ancak son iktidar döneminde ciddi anlamda siyasi ve bürokratik destek gördük. Hatta kamu, üç tane katılım bankası kurdu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve T.C. Merkez Bankası da bu sistemi benimsedi. Biz bu nedenle kamu kurumlarına müteşekkiriz. Onların desteği olmadan bu açılımı sağlamamız mümkün değildi.

 

Gelişmiş Ülkelerle Rekabet Edebilir Konuma Geldik

2001 Krizi’nin ardından gerçekleştirilen bankacılık reformu ile Türkiye, sağlam ve günümüz teknolojilerine entegre bir bankacılık modeli orta koydu. Türkiye’deki bankacılık sistemi, sunduğu hizmetlerden ürün çeşitliliğine hatta teknolojik altyapısına kadar tüm yönleriyle dünyanın gelişmiş ülkeleriyle rekabet edebilir konuma geldi. Bizler Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) olarak ürün çeşitliliğini arttırmak için gayret etmeye devam ediyoruz. Öte yandan bu yönde standartlar geliştirme sürecine de başladık. Ancak bu modelin oluşum sürecini tam manasıyla tamamladığını söyleyemem. Bazı prensiplerin uygulanabilmesi için Türkiye’nin şartları henüz uygun değil. Sözkonusu prensipleri de zaman içerisinde devreye alabilmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Katılım Bankacılığı Kavramı Dünyada da Benimsendi

TKBB olarak her yıl, Türkçe ve İngilizce faaliyet raporları hazırlıyoruz. Ayrıca katıldığımız uluslararası toplantılarda da Türkiye’deki katılım bankacılığı modelini anlatıyoruz. Bizim İslami bankacılık yerine “katılım bankacılığı” olarak adlandırdığımız bu sistemin adını benimseyen ülkeler de oldu. Hatta uluslararası araştırmalar yapan kuruluşlar da raporlarında “Katılım Bankacılığı” diye bir bölüm oluşturuyor.

 

Türkiye’deki Model, Örnek Alınmaya Başlandı

Bugüne geldiğimizde görüyoruz ki hamdolsun ülkemizdeki katılım bankacılığı, tüm altyapısıyla Türkiye’deki bankacılık sistemine entegre olmayı başardı. Öyle ki şu anda ülkemizde faaliyet gösteren altı katılım bankası var ve bunlar diğer bankalarla hukuki zeminde eşit şartlara sahip. Öte yandan Bireysel Emeklilik Sistemi için de bir faizsiz model oluşturuldu. Bunun da bizim sistemimizi destekleyeceğini düşünüyoruz. Şu anda Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 100 milyarın üzerinde bir kaynağa ulaşıldı ve bunun yüzde 12’si faizsiz fonlardan oluşuyor. Bireysel Emeklilik’te de önemli oranda faizsiz emeklilik sistemi tercih ediliyor. Dolayısıyla 35 yıllık dönemin sonunda katılım bankacılığı alanında geldiğimiz bu nokta ve gelişimimiz, faizsiz finans modeli kurmak isteyen ülkelerin de dikkatini çekti. Hatta oluşturduğumuz modeli incelemek için bize müracaat eden ülkeler var.

 

Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor.Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır.Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek.Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir.Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy