11 C
İstanbul
Salı, Kasım 24, 2020

Pandemi Krizinden Çıkış Mümkün

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Dünya ekonomik durumunun şekillenmesi ve yeni kuralların oluşturulmasında G20 ülkelerinin aktif olacağını öngörüyorum.

Son dönemde gözle görünmeyen bir yaratılmışın, insanlığı nasıl aciz duruma düşürdüğüne hep beraber şahit olduk. İnşallah bu sürecin ardından savaşlar da azalacak ve bitecek. İnsanlık bir barış sürecine girecek ve dünya, bu minvalde yeniden şekillenecek. Pandemi süreciyle ilgili Türkiye özelinde konuşmak gerekirse öncelikle mevcut hükümetimize teşekkür borçlu olduğumuzu söylemek istiyorum. Türkiye, bu süreci en başından itibaren ciddiye aldı ve proaktif bir tutum sergiledi. Ekonomik aktiviteye zarar verme ihtimali olmasına rağmen çok ciddi sınırlamalar getirdi ve bir dizi önlem aldı. Burada hassas bir denge vardı bunu da başarıyla sağladı. Bir başka ifadeyle Türkiye, ekonominin dibe vurmasının önüne geçerek ekonomik faaliyetlerini devam ettirdi ve maksimum düzeyde alınabilecek tüm pandemi tedbirlerini uyguladı. İlk günden bugüne kadar geçen süre zarfında -hamdolsun- çok başarılı bir süreç yönetimi gerçekleştirildi. Bu dönemde sağlık sistemimiz de ciddi mukavemet göstererek hızla organize oldu. Bir yandan da sağlık personeli ile ekipman takviyeleri yapıldı. Hem virüsün yayılımına karşı alınan önlemler hem de tedavi yöntemleri, prosesleri ve işlemlerinde başarılı olundu.Elhamdülillah, bu süreci büyük oranda tamamladık gibi görünüyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de tedbirleri gevşetme süreci başladı. Bazı sınırlamalar kaldırıldı ancak bu konuda da ihtiyatlı davranılmaya devam ediliyor. Türkiye, bu dönemde istihdam ve maaş desteği gibi çeşitli paketler ortaya koydu. İşletmelerin hayatta kalması açısından çok önemli olan bu adımlar da zamanında atıldı. Pandemi sonrasında da ekonomimiz için avantajlı kabul edilen sektörlere selektif olarak ilave destekler verilmeli. Örneğin; otomotiv, turizm, sağlık, imalat sanayisi ve bankacılık sektörleri… Bankacılık özelinde konuşmak gerekirse sermaye takviyesi gerekip gerekmediği ile ilgili kamunun yönlendirici ve destekleyici politikalar oluşturması gerekebilir.

Peki, şimdi ne olacak?

Türkiye’nin bu pandemi sürecini çok hızlı şekilde atlatabilmesi lazım. Ülkemiz daha önce de bu tür krizleri atlatabileceğini gösterdi. Ekonomik krizlere karşı dayanıklı oluşumuz ve bu konudaki tecrübemiz, pandemi sürecinden başarıyla çıkmamızı sağlayacaktır. Artık ekonomiye hız vermemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Böyle bir dönemde Türkiye’nin gelir potansiyelinin yüksek olduğu sektörler öncelik kazanacaktır. . Netice itibarıyla ekonominin çarklarının normal çalışma düzenini yakalaması lazım. Turizmden tarıma, madencilikten imalat sanayisine kadar hemen her alanda harekete geçmemiz şart. Nasıl sağlıkta bilim kurulmuz var ise ekonomide de “ekonomik strateji kurulu” oluşturmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Toplumun hemen her kesiminden görüş alınarak geniş kapsamlı bir tedbir paketi oluşturulmalı. Burada akademisyenlerden, reel ekonomiden, iş dünyasından, iş dünyası örgütlerinden, yerli ve yabancı uzmanlardan istifade edilmesi yerinde bir tutum olacaktır. Efektif ve netice alınabilir aksiyon planları oluşturmanın da fayda olacağı kanısındayım. Finansal sisteme değinecek olursak şunu söyleyebilirim: Finansal kuruluşlar ekonominin finansmanında etkin rol alıyor. Bu dönemde finansal kuruluşlar; ekonomik büyümeyi sağlayabilmek ve üretim/hizmet artışını temin edebilmek adına kredi oranlarını düşük tutma ve maliyetleri azaltma gibi adımlar atmalı. Zaten şu an için başka bir alternatif gözükmüyor.

Pandemi sonrası için de planlamalar yapmalıyız

Ülke olarak pandemi sonrası için bir ekonomik strateji ya da ekonomik paket oluşturmamız gerekiyor. Ekonomi yönetimimizin de bu konuda hazırlıkları olduğunu biliyorum. Netice itibarıyla devletimiz, yaşanan tüm süreci yakinen takip ediyor. Mutlaka hasar alacağız ama bunun boyutunun ekonomimizi tökezletecek ölçüde olmayacağı kanaatindeyim. Nitekim ilk çeyrek büyüme oranına bakıldığında, yılsonunda dünya ekonomisinde pozitif ayrışacağımızı söyleyebilirim. Pandeminin akabinde global bir oyuncu olarak küresel arenada iyi bir yer tutmalıyız. Salgın sürecindeki başarılı yönetimimiz de bunu yapabileceğimizi ortaya koyuyor. Bu süreçte ülkemiz siyasi istikrarını muhafaza edebilmeli. Bunu yaparsak hem ekonomik düzen de sağlanır hemde kriz yönetimi başarılı olur.

Global krize global çözüm bulunmalı

Pandeminin sebep olacağı ekonomik çöküntünün 1929 buhranından daha kötü yansımaları olacağı tahmin ediliyor. Bunlar sadece konuşulma aşamasında. Yani henüz hasar tespiti yapılabilmiş değil. Dolayısıyla böyle bir beklenti varken her ülke kendi başına bu süreci geride bırakmak durumunda kalırsa çok zorlanır. Pandemi krizinden çıkış için global çözümler üretilmesi gerekiyor. Örneğin; dünyadaki belli başlı büyük ekonomiler G20 platformunda ve bu da dünya ekonomisinin yüzde 75-80’ini kapsıyor. Bu manada sözkonusu platform, sürükleyici bir rol oynayabilir. G20 ülkelerinin dünya ekonomik durumunun şekillenmesi ve yeni kuralların oluşturulmasında aktif olacağını öngörüyorum. Bahsi geçen oluşumun bir parçası olması hasebiyle Türkiye’nin dezavantajlı olduğunu düşünüyorum.

TKBB Genel Sekreteri Osman Akyüz

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy