9.6 C
İstanbul
Cuma, Kasım 27, 2020

Koronavirüs Günlerinde Evden Çalışma

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Koronavirüs salgını; sosyal mesafe kavramını beraberinde getirince, evden çalışma gibi farklı iş yapış modelleri gündemimize oturdu.

Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart 2020’de görüldü. Ülkemiz, o tarihten itibaren toplumsal izolasyon ve sosyal mesafe kavramlarıyla tanıştı. Akabinde imkânı olan sektörler, ofislerine belli bir süreyle veda etmek zorunda kalıp “home office” olarak da bilinen evden çalışma şekline geçiş yaptı. Aslında bu model, internet ve teknolojinin getirdiği olanaklardan mütevellit ülkemizde az da olsa uygulanan bir sistem olarak biliniyordu. Özellikle genç girişimcilerin daha fazla telaffuz ettiği evden çalışma, pandemiden ötürü herkesin tercih ettiği model hâline geldi.

Evden çalışmaya kamu sektörü de ayak uydurdu

İlk olarak özel sektörün başını çektiği ve ofis bilgisayarları ile not defterlerinin evlere taşındığı süreci, kamu sektörü de yakından takip etti. Öyle ki ihtiyacı karşılayacak kadar personelin kurumlarda bulundurulması şartıyla, uzaktan ve dönüşümlü çalışma gibi yöntemler uygulanabilmesine ilişkin bir genelge yayımlandı. Bu gelişme, belki de milyonlarca kamu çalışanının ilk kez karşılaştığı bir durum olarak tarihe geçti. Ülke olarak hiç rastlanmayan olağanüstü bir dönemi yaşadığımız günlerde, konuyla ilgili analiz, rapor ve araştırmalar da doğal olarak beraberinde geldi. Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ve Türk Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD) iş birliğiyle kurulan Dijital Türkiye Platformu, Türkiye’den de katılımın sağlandığı toplam 634 firmadan oluşan bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Sözkonusu araştırma, ülkemizde çalışanların yüzde 64’ünün evden tam kapasiteyle çalışabildiğini gözler önüne serdi.

Medya ve reklam sektörü adapte oldu

Evden çalışma sistemiyle ilgili başka bir analizi de Deloitte Türkiye gerçekleştirdi. Ülke genelinde 17 şehirden toplamda 334 kişinin katıldığı araştırma çerçevesinde katılımcılara altı farklı soru yöneltildi. Sektör bazında incelendiğinde, evden çalışma düzenine tüm çalışanlarıyla adapte olan alanların başında yüzde 87,5 oranla medya ve reklamcılık geldi. Sürecin iş verimliliğine yansımaları sorulduğunda, katılımcıların yüzde 38,2’si olumlu etki yaptığını bildirdi. Evden çalışma konusunda şirketleri en çok zorlayan konunun yüzde 43 ile “kültür ve alışkanlıklar” olduğu göze çarptı. Araştırmanın en can alıcı sorularından biri ise evden çalışma sisteminin salgın sonrası da devam edip etmemesi yönünde oldu. Yüzde 72,9’luk kesim bu soruya “Evet, devam etmeli.” yanıtını verdi. Özellikle İstanbul gibi metropollerde yaşanan trafik sorunu, kalabalık ve toplu taşımalardaki yoğunluk, evden çalışmanın daha rahat olarak görülmesinde kilit bir rol oynadı. Bununla birlikte ev ortamının işe odaklanma konusunda meydana getirdiği olumsuzluklar da konuya farklı bir bakış açışı getirdi.

İş dünyası video konferansa yöneldi

Evden çalışmaya geçilmesine paralel olarak çevrim içi platformlara da yoğun talep oluştu. Mobil uygulama sektörü, koronavirüsün birçok alana darbe vurmasının aksine âdeta altın çağını yaşadı. Ev ortamında çalışan insanların birbirleriyle olan koordinasyonlarında herhangi bir aksama yaşanmaması adına video konferans programları sıkça tercih edildi. Microsoft verilerine göre Microsoft Teams uygulaması, 11 Mart tarihinde 32 milyon kullanıcının seçenekleri arasında bulunuyordu. Koronavirüs pandemisinin ardından bu rakam 18 Mart’ta 44 milyona kadar yükseldi. İş dünyasının yanı sıra sosyal hayat da durma noktasına gelince ve Ramazan Bayramı’nda sokağa çıkma kısıtlaması ilan edilince insanlar birbirleriyle görüntülü konuşmalar yaparak özlemlerini ufak da olsa gidermeye çalıştı. Dünyanın en fazla kullanılan mesajlaşma platformlardan biri olan WhatsApp’ta, yazılı iletilerin yerini görüntülü aramalar aldı. Ayrıca yerli uygulama BiP de tercih edilen bir başka ürün oldu.

HAVELSAN’dan ZOOM’a yerli rakip

App Annie adındaki bir araştırma şirketinin raporu da video konferans uygulamalarının indirme sayılarının rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. Rapora göre bahsi geçen uygulamalar, sosyal izolasyon önlemlerinin had safhaya çıktığı dönem olan 14-21 Mart tarihleri arasında mobil uygulama marketlerinden 62 milyon defa indirildi. Skype, WhatsApp, Google Duo, GoToMeeting ve Microsoft Teams gibi uygulamalar arasında en fazla rağbet gören ürün ise Zoom oldu. Türk savunma sanayisinin önemli aktörlerinden olan HAVELSAN da online konferans ihtiyacının artmasını göz önünde bulundurarak Zoom’a yerli bir rakip geliştirdi. HAVELSAN Diyalog adını verdiği video konferans ürününün, sunduğu yüksek güvenlik sayesinde özel şirketlerin yanı sıra kamu kurumları tarafından da etkili şekilde kullanılması bekleniyor.

Kritik görüşmelerde bile video konferans yapıldı

Pandemi süreci, dijitalleşmenin ilerlediğini ve teknoloji sayesinde yeni senaryolara hızlı bir şekilde uyum sağlan ması gerektiğini de gösterdi. Hükûmet ve şirket toplantıları gibi kritik organizasyonlarda video konferans yöntemi kullanıldı. Fuarlar ve forumlar online mecralara taşındı. Konuyla ilgili bir örnek vermek gerekirse, salgın nedeniyle yükselişe geçen sektörlerin başında e-ticaret ve e-ihracat yer aldı. Böylesine stratejik sektörlerle ilgili bir forum olan ve T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından da desteklenen World E-Commerce Forum, video konferans uygulaması üzerinden ücretsiz olarak düzenlendi. Öte yandan futbolcular da liglerin tatil edildiği süreçte zinde kalmak adına idmanlarını antrenörlerinin verdiği program doğrultusunda çevrim içi gerçekleştirmeyi sürdürdü. Televizyonda yayınlanan diziler, videolu görüşme vasıtasıyla çekimlerine ev ortamında devam etti. Konuyla ilgili en önemli gelişmelerden biri ise eğitim öğretim sisteminde yaşandı. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, koronavirüsle mücadele kapsamında okullara ara verilince, dijital eğitim platformu olan EBA’yı (Eğitim Bilişim Ağı) devreye aldı.

Sağlıkta dijital dönüşüm sürdü

Türkiye’de ilk vakanın görülmesiyle birlikte başarılı çalışmalara imza atan ve övgüyü hak eden sağlık sektörü, bir yandan pandemiyle mücadele ederken bir yandan da dijital dönüşümlerine devam etti. Salgının en hızlı yayıldığı ortamlardan biri olan hastanelere acil durumlar haricinde gidilmemesi çağrılarına büyük oranda kulak verildi. Bu kapsamda birçok özel sağlık kuruluşu, “e-doktor” sistemini hayata geçirdi. Böylece hastalara, doktorlarıyla görüntülü görüşme olanağı sunuldu. İstanbul Teknik Üniversitesi girişimlerinden olan ve doktorlarla hastaları bir araya getiren Bulutklinik de yoğun ilgi gören bir diğer online platform oldu. Karantina günlerini olabildiğince verimli hâle getirmeye çalışanlar; yabancı dil öğrenme, yemek yapımı, spor, tasarım programları ve birtakım hobileri içeren kursları online olarak takip etti. Çeşitli alanlarda kendini geliştirmek isteyen kişiler, sosyal medya mecraları üzerinden düzenlenen seminerleri evlerine taşıdı. Böylece iş yoğunluğundan dolayı sürekli ertelenen kişisel gelişim eğitimlerine de bir nebze fırsat doğmuş oldu.

Akıllara güvenlik sorusu geldi

Yukarıda da belirttiğimiz üzere böylesine geniş bir alanda kullanılan video konferans sistemlerinin akıllara getirdiği ilk soru “güvenlik” oldu. Zira ülkelerde önemli rol oynayan şirketlerin yanı sıra NATO, Avrupa Birliği (AB), G20 ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi güvenliğin en üst düzeyde tutulması gereken organizasyonlar bile pandemi sebebiyle online toplantılar yapmak durumunda kaldı. Dolayısıyla veri gizliliği ve bilgi güvenliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamak adına çeşitli çözüm arayışlarına gidildi.

Kişisel veri güvenliğinin ilk adımı şahsı güvenlik

Kişisel veri güvenliği, adından da anlaşılacağı üzere ilk etapta şahsi güvenlikle başlıyor. Bu anlamda herhangi bir çevrim içi toplantı düzenlendiğinde güçlü parola oluşturulması, gizlilik ile güvenlik politikalarının detaylıca okunması ve hangi verilere erişim izni istendiğinin incelenmesi önem arz ediyor. Aksi takdirde telafisi mümkün olmayan durumlarla karşı karşıya kalınabiliyor. Uzmanlar da video konferans uygulamalarında kişisel verilerin korunmasıyla ilgili çeşitli uyarılar yaptı. İş dünyası ve eğitim faaliyetlerinin dışında sohbet amaçlı yapılan videolu görüşmeler için de kullanılan platformlarda kişisel verilerin işlendiği belirtildi. Bu konuda bahsi geçen platformların, ses ve görüntüyü kapsayan biyometrik verileri 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5’inci ve 6’ncı maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak işlemesi gerektiği bildirildi. içeren kursları online olarak takip etti. Çeşitli alanlarda kendini geliştirmek isteyen kişiler, sosyal medya mecraları üzerinden düzenlenen seminerleri evlerine taşıdı. Böylece iş yoğunluğundan dolayı sürekli ertelenen kişisel gelişim eğitimlerine de bir nebze fırsat doğmuş oldu.

ZOOM, tartışmaların odağında kaldı

Bu dönemde popülerliğiyle ön plana çıkan Zoom, güvenlik açığı konusunda birçok tartışmanın da odağında kaldı. Sözkonusu uygulama, kişisel veri gerektiren reklamcılık araçlarını kullanması, verileri toplayabilecek bir konumda olması ve bunları Facebook’a satmasıyla gündeme geldi. Ayrıca birçok kullanıcı, tanımadıkları kişilerin sanal konferans odalarına girerek ekran paylaşımı özelliği sayesinde şiddet içerikli videolar paylaşıldığına dair şikâyetlerde bulundu. Yaşanan olaylar sonucunda İngiltere Savunma Bakanlığı ve ABD New York Eğitim Departmanı da dâhil olmak üzere yurt dışındaki birçok önemli kurum ve okul, Zoom’u kullanmayı sınırlandırdı ya da yasakladı. Zoom ise Zoombombing” denilen siber saldırılar sonucunda uygulama üzerinde çeşitli güncellemeler yaparak bunun önüne geçmeye çalıştı.

Uzmanlardan altın tavsiyeler

Uzmanlar; türlü olumsuzluklarla karşılaşmamak adına uygulamaların güncel sürümlerinin kullanılması, kullanıcıların toplantı bağlantılarını sosyal medya mecralarında paylaşmaması, görüşme esnasında kişisel verilerin kaydedilmemesi ve uygulamalara sosyal medya hesaplarını kullanmadan giriş yapılması gibi tavsiyelerde bulunuyor.

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy