10.1 C
İstanbul
Perşembe, Kasım 26, 2020

Katılım Bankacılığında Üniversite-Sektör İşbirliği Geliştirilmeli

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

rkiye’de İslam ekonomisi ve finansı alanında üniversitelerde yürütülen programların geçmişi oldukça yenidir. Bu alanla ilgili olarak dünyada 1960’larda başlayan ve 1980’lerden sonra hızlanan sürece, Türkiye ancak 2010’ların başında dâhil olabilmiştir. Farklı programlarda bu alana ilişkin yürütülen dersler ve tezler dışında “Uluslararası Finans ve Katılım Bankacılığı” adıyla ilk defa İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde (İZÜ) 2012 yılında yüksek lisans programı açılmış ve sonrasında ise “İslam Ekonomisi ve Uluslararası Finans” doktora programı, öğrenci kabulüne başlamıştır. Şu an da İZÜ’nün yanı sıra; İstanbul Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve disiplinler arası olmak üzere Uludağ Üniversitesinde de doktora programları mevcuttur ve bu üniversitelerin ilk üçü mezun vermeye başlamıştır. Sözkonusu alandaki yüksek lisans programları da Aksaray Üniversitesi, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesinde mevcuttur. Programların isimleri bazılarında İslam Ekonomisi ve Finansı” iken bazılarında “İslam İktisadı veya Katılım Bankacılığı” olarak kurgulanmıştır.

Lisans düzeyinde ise İslam ekonomisi ve finansı alanında programa sahip olan sadece iki üniversitemiz bulunmaktadır. Bunlar; İZÜ ile Konya Karatay Üniversitesi olup, ilk mezunlarını bu yıl vereceklerdir. İZÜ’deki lisans düzeyinde, İngilizce program da mevcuttur. Aynı zamanda üniversitemizde hem İngilizce hem de Arapça olmak üzere yüksek lisans ve doktora programları da faal olarak öğrenci kabul etmektedir.

Ülkemizde resmî olarak İslam ekonomisi ve finansı olarak adlandırılmadığı hâlde, bu alana yönelik derslerin okutulduğu üniversiteler de mevcuttur. Bunlardan en önemlisi ve eskisi ise 1992 yılında kurulan Marmara Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü’dür. Ayrıca Marmara Üniversitesinde, İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü de mevcut iken Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Ardahan Üniversitesi, Hitit Üniversitesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve İZÜ’de İslam Ekonomisi ve Finansı Araştırma ve Uygulama Merkezleri faaliyet göstermektedir. Bu merkezlerde de çeşitli sertifika programları ve konferans gibi etkinlikler icra edilmektedir.

Lisansüstü Seviyesinde Farklılaştırılmış Müfredat Gerekiyor

İslam ekonomisi ve finansının lisansüstü programlarında verilen dersler; genellikle ekonomi-finans, İslam iktisadı-finansı ile fıkıh disiplinlerine eşit biçimde dağıtılmakta ve öğretim üyelerinin uzmanlık alanlarına göre şekillenmektedir. Ancak bu alanda lisansüstü öğrenim görmek isteyen öğrencilerin farklı disiplinlerden gelmesi nedeniyle, homojen bir program yürütmek yerine farklılaştırılmış bir müfredat uygulamak gerekmektedir. Bu nedenle İZÜ’ye gelen öğrenciler; iktisat mezunu değilse Ekonomi ve Finans Teorisi, ilahiyat mezunu değilse İslam Hukuk Metodolojisi derslerinin yanı sıra ileri derecede; İslam İktisadı, İslami Finans ve İslam Ticaret Hukuku derslerini zorunlu olarak almaktadır. Bunların yanı sıra üniversitemizde; İslam Hukuk İlkeleri, Çağdaş Ekonomik Sistemler ve İslam İktisadı, İslam İktisat Düşüncesi, Uluslararası İslami Finans Kurumları, İslam/Osmanlı İktisat Tarihi, Mukayeseli Konvansiyonel ve Faizsiz Bankacılık, Faizsiz Finansal Kurumlar ve Araçlar ile İslam Ülkeleri Ekonomileri gibi seçmeli dersler de okutulmaktadır.

Benzer bir dağılım, lisans programlarında da mevcuttur. İslam Ekonomisi ve Finansı Bölümünde öğrenim gören öğrenciler; İktisat, İşletme ve Uluslararası Ticaret-Finans bölümlerinde okuyan öğrencilerle ilk 4 yarıyılda iki veya üç ders dışında aynı müfredata tabidir. Son 4yarıyılda ise İslam Ticaret Hukuku, İslam Borçlar Hukuku, İslami Finans ve Bankacılık, İslam Ekonomi Politiği gibi alınan zorunlu derslerin yanı sıra İslam Ekonomisinin Kurumsal Yapısı, Zekât ve Sosyal Güvenlik, İslami Finans ve Sermaye Piyasaları, İslami Finans ve Risk Yönetimi, Uluslararası İslami Bankacılık, Helal Turizm ve Pazarlama gibi uzmanlık dersleri bulunmaktadır. Böylelikle öğrencilere iktisat ve finans ile İslam ekonomisi ve finansı altyapısı verilmekte, ayrıca bu alandaki uygulamaları içeren derslerle sektörü yakından tanımaları sağlanmaktadır. Ayrıca öğrenciler, Staj ve Sektör Tecrübesi dersleriyle de fiili olarak sektörü tanıma imkânı bulmaktadır.

Mezunlarımıza İstihdam Garantisi Vermeye Çalışıyoruz

İslam ekonomisi ve finansı lisansüstü programlarında öğrenim görenlerin çoğu, katılım bankacılığı personelidir. Dolayısıyla öğrencilerin önemli bir kısmı bu programa, iş bulmaktan ziyade mevcut işlerinde yükselme veya kendilerini geliştirme amacına yönelik olarak katılmaktadır. Lisans programlarında ise bu yıl ilk defa mezun verilecektir. Dolayısıyla istihdamlarına ilişkin henüz bir veri yoktur. Ancak hem staj imkânları hem de sektörün nitelikli personel ihtiyacı nedeniyle iş bulmada zorluk çekeceklerini sanmıyorum. Hatta bu yıl mezun olacak yaklaşık 30 öğrencimizin şimdiden işlerinin hazır olduğunu ifade edebilirim. Yaptığımız ve yapacağımız protokollerle bu programa gelen öğrencilerimize yüzde 100 istihdam garantisi vermeye çalışmaktayız. Üstelik bu mezun sayısı, sektörün ihtiyaç duyduğu rakamların çok altındadır. Mezunlarımıza katılım bankalarının yanı sıra, tasarrufa dayalı faaliyet gösteren firmalar ile Müstakil ve Sanayici İş Adamları Derneği (MÜSİAD) ve Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) benzeri kurumlara üye şirketlerden de yoğun bir talep olduğunu söyleyebilirim. Mezunlarımızın aldığı dersler ve diplomaları sayesinde İktisat ve İşletme Bölümü mezunlarının çalıştıkları tüm alanlarda istihdam edilmesi de mümkündür.

Nitekim bazı öğrencilerimiz bunu tercih edip, kurumsal firmalarda yarı zamanlı çalışmaya da başlamışlardır. Öğrencilerimiz; Makro ve Mikro İktisat, Muhasebe, Finans, Maliye, Para-Banka, Büyüme, Kalkınma, İstatistik, Ekonometri ve Türkiye Ekonomisi gibi dersleri alarak mezun olduklarından, iş piyasasında kendi alanlarına yönelik önemli bir farklılık kazanmaktadır. Diğer bölümlerde okuyan öğrencilerimizden bazılarının da İslam Ekonomisi ve Finansı Bölümünde çift ana dal veya yan dal yaptığını ifade edebilirim. Bunun dışında özellikle İngilizce yüksek lisans ve doktora programlarına kayıt olan öğrencilerimizden akademisyen olma amacını benimseyenler bulunmaktadır.

Türkiye’de Akademiyi Bu Alana Sektör Çekti

İslam Ekonomisi ve Finansı Bölümü anabilim dalı veya araştırma merkezi olan ve bu alana katkı sağlayan tüm üniversitelerimizin sektör ile çok yakın bir ilişkisi bulunmaktadır. Hatta genelde önden akademi, arkasından uygulama gelirken; İslam Ekonomisi ve Finansı alanında sektör, akademiyi bu alana çekmiştir denebilir. Programların oluşturulmasında sektör ile çok yakın bir işbirliği sergilenmiş, ihtiyaç duyulan alanlar ve dersler uzun tartışmalardan sonra belirlenmiştir. Zaman içerisinde de programlar güncellenerek sektörün ihtiyaç duyduğu niteliklere uygun insan gücü oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ancak özellikle uygulamalar noktasında sektör, akademinin önünde gitmektedir. Dolayısıyla işbirliğinin daha da geliştirilmesine ihtiyaç duymaktayız. Aslında bu alanda, akademi ve sektör birbirini beslemektedir ve Türkiye’de ihtiyaç duyulan üniversite-sanayi işbirliği gerçekleştirilerek örnek çalışmalar sergilenmektedir. Bunun bir örneğini her yıl organize ettiğimiz “Türkiye’nin Ekonomik Sorunları ve İslam İktisadının Çözüm Önerileri Çalıştayı’nda görmekteyiz. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz Çalıştay’da, doktora programlarımızdan mezun olan ve katılım bankalarında çalışan öğrencilerimiz sunum yapmıştır. Hatta Dr. unvanı kazanan öğrencilerimizin bazıları; İslam Ekonomisi ve Finansı programında, uzmanlık alanlarıyla ilgili olarak dersler de vermektedir. Dolayısıyla bu alandaki üniversite-sektör işbirliği, kendi kendini besleyen bir mekanizma oluşturmaya başlamıştır. Diğer taraftan sektörün temel sorunlarını bilen ve bizatihi içeriden bunun nedenlerini tespit eden lisansüstü öğrencilerimiz, danışman hocalarımızın yönlendirmeleriyle ortaya koydukları tezlerde bunların çözümüne yönelik modelleri araştırmakta ve bulgularını akademi ile paylaşmaktadır. Sektörün dışarıdan danışmanlık alarak yaptırabileceği araştırmalar, bu sayede daha nitelikli, daha fonksiyonel ve maliyetsiz olarak gerçekleştirilmektedir. Bu konuda daha da ileri giderek sektörün çözümüne ihtiyaç duyduğu sorunlar için belirli protokoller çerçevesinde araştırma yapılması, tez yazılması veya proje yapılması aşamasına geçmiş bulunmaktayız. Bahsettiğim durumun en güzel örneği ise Malezya İslami finans sektörünün yerinde araştırılarak, Türkiye’de katılım bankacılığının geliştirilmesine yönelik olarak gerçekleştirilen proje ve ziyaretlerdir. Bu sayede İslami finans için Türkiye’de gerçekleştirilen işbirliği, uluslararası bir düzeye çıkarılmış ve sektörün global düzeyde de gelişimine katkı sağlanmaya başlamıştır. Söz konusu durum, İstanbul Finans Merkezi için hayati öneme sahip bir gelişmedir. Türkiye, İslam ekonomisi ve finansı alanına girme konusunda önemli ölçüde gecikmiştir. Ancak ülkemiz bunu avantaja dönüştürerek; alana önce girenlerin hatalarını tekrarlamadan, özgün ve ayağını yere sağlam basan bir İslami finans sektörü oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Bu potansiyelin işler hâle getirilmesinde ise üniversite-sektör işbirliğinin geliştirilmesi hayati bir öneme sahiptir.

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy