11.1 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 3, 2020

Katılım Bankacılığı ve Risk Sermayesi

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Günümüzde gelişmiş ülkelerin birçoğunda belirli şartlarda uygulanmakta olan “risk sermayesi finansman yöntemi” kavramının çeşitli tanımları mevcuttur. Ancak risk sermayesi özetle; girişimcilerin belirli iş fikirleri, yatırımları, kuruluş, ürün geliştirme ve AR-GE faaliyetleri gibi aşamalarında büyüme potansiyeli olan küçük işletmelere yönelik özsermaye iştiraki veya fon aktarımı şeklinde bir finansman modeli olarak tanımlanabilmektedir. Sözkonusu modelin tarihsel gelişim süreci incelendiğinde, temelinin İslami finans yöntemleri olan ve günümüz katılım bankacılığında da uygulanan “mudaraba” ve “müşareke” sistemlerine dayandığı görülmektedir. Bilindiği üzere Mekke ve Medine’de mevcut iklim şartları sebebi ile tarım faaliyetleri sınırlı olarak yapılabilmekteydi. Mevcut şartlar, bölgede bulunan gelişmiş kavimleri ticaret yapmaya ve buna ilişkin yeni yöntemler geliştirmeye yönlendirdi. Böylelikle tüccarlarla sermaye sahipleri bir araya gelerek bir risk sermayesi modelini, yani mudarabayı ortaya çıkarmış oldular. İslamiyet öncesinde de var olan bu model, daha sonra İslami kurallar çerçevesinde yeniden şekillenerek çok daha sistematik bir şekilde dönemin ticari hayatının en önemli enstrümanlarından biri hâline geldi. Bu dönemde ticaret finansmanıyla ilgili bir diğer uygulama ise yine faizsiz bir yatırım ve ticaret ortaklığı anlamına gelen müşareke olmuştur. Bu modelde hem sermayedar hem de sermayeyi işleten kişi, ortaya koyduğu belirli orandaki anapara ile önceden varılan anlaşmaya göre kâr bölüşümü yapardı. Bunlarla birlikte murabaha sistemi de dönemin bir diğer risk sermayesi modeli olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sistemin temelinde ise yatırımcı; sermaye ihtiyacı olan bir kişinin malını satın alıp üzerine kendi kârını da ekleyerek tekrar kişiye satardı. İslam’ın ticaret ahlakı ile şekillenen bu modeller, finansın temelini oluşturarak daha sonra Orta Çağ Avrupası’nda “commenda” ile ticaret hayatına giriş yapmıştır. Tüm bu süreç ve uygulamalara bakıldığında risk sermayesinin kökünün mudaraba ve muşaraka ortaklığına dayandığı görülmektedir.

 

Finans Dünyasında Risk Sermayesi Modeli’ne İlgi Artıyor

Bugünkü ekonomik konjonktürde girişimcilerin finanse edilmesi, ekonomik gelişmede olduğu kadar işsizlikle mücadelede de önemli bir rol oynamaktadır. Bu sebeple birçok ülkede, risk sermayesi sisteminin geliştirilmesine ve finanse edilmesine yönelik yeni modellerin oluşturulması adına çalışmalar yoğunlaşmıştır. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri merkezli birçok banka ve finans şirketi, katılım bankalarının hâlihazırda uyguladığı sistemin reel ticarete ve sektörün ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunduğunu fark ederek buna yönelik ürün ve enstrümanlar kullanmaya başlamıştır. Katılım bankacılığı işlemlerinin ve ürünlerinin diğer bankalara nazaran iktisadi manada sağlamlığı, yakın geçmişte yaşanan birçok ekonomik kriz ve dalgalanmalarda rüştünü ispat etmiştir. Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin konuya ilişkin mevcut iktisadi problemlerinin temelini, kaynak sağlama yetersizliği ya da sınırlı olan kaynakların etkin kullanılamaması oluşturmaktadır.

 

Risk Sermayesi, Faiz ve Enflasyonun Önüne Geçecek

Risk sermayesi kavramı hem Türkiye ekonomisi hem de katılım bankacılığı için fırsatlar içerdiğinden bu olgu, ülkemiz için hayati önem arz etmektedir. Bunun yanında risk sermayesi, günümüz ticari faaliyetlerinin önündeki en büyük sorunların başında gelen faizin olumsuz etkilerinin önüne geçerek tamamen reel bir hacim ortaya çıkarmaktadır. Girişimci firmalar ve küçük işletme sahipleri, uygun şartlarda ve yeterli ölçüde kaynak sağlama noktasında faizli sistemin insafına bırakılmış durumdadır. Bu kısır döngü içinde girişim sermayesi sistemi ve bu konuda öncü rol oynayabilecek katılım bankaları, bu tür girişimlerin kaynak teminini sağlayarak önemli bir çözüm üretmektedir. Ticari faaliyetlerin ve yatırımların önündeki en büyük engellerden olan yüksek enflasyon ve yüksek faizli geri ödemeler gibi olumsuz etkenlere karşı koyabilmek, ayrıca istikrarlı büyüyebilmek için; günümüzde risk sermayesine dayalı finansman kaçınılmaz hâle gelmiştir. Risk sermayesi oluşumunda, katılım bankalarının mudaraba ve müşareke ürünlerinin yanı sıra kendi özkaynakları ile sisteme destek vermeleri, özellikle teknoloji gelişimi odaklı projeler için girişimlerini mudaraba sözleşmeleri ile uzun vadeli olarak finanse etmeleri; sisteme önemli bir ivme kazandıracaktır. Elbette katılım bankalarının da ilgili işlemleri yapabilmeleri ve bu konuda öncü olabilmeleri için mevzuat ve vergi kolaylıkları ile desteklenmesi gerekmektedir. Dünya genelinde birçok ülkede her geçen gün önemini artıran risk sermayesi kavramı, hem katılım bankacılığı sistemindeki büyüme ve derinleşmeye önemli katkı sağlayacak hem de faiz–enflasyon sarmalına karşı ülkemiz ekonomisine ivme kazandıracaktır.

 

Albaraka Türk Ticari Pazarlama Yönetmeni/ İbrahim Gökburun

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy