10.1 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 3, 2020

Geçmişteki Salgınların DÜNYA ÜZERİNDE Bıraktığı İzler

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı.Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi…Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem EkerPandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir?Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ ErdölMuhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka…Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Medipol Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp UAM Müdürü Dr. Mahmut Tokaç

Tarih boyunca yaşanan ve dünyayı kasıp kavuran salgın hastalıklar, toplumlar üzerinde birçok olumsuz etki bırakmıştır

İnsanın varoluşundan günümüze kadar karşı karşıya kaldığı afetlerin en önemlilerinden biri de salgın hastalıklar olmuştur. Bazen tifüs, çiçek ve kolera gibi hastalıkların sebep olduğu salgınlar, belli bölgelerle sınırlı kalabilirken bazen de tüm dünyayı etkileyerek milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanmıştır. Bu kadar yaygın olan salgınların en önemli sebebi, eski tarihlerde “kara ölüm” olarak da adlandırılan veba iken, 20’nci yüzyıldan itibaren in uenza salgınları şeklinde kendini göstermiştir. Çin’de ortaya çıkan güncel koronavirüs hastalığı ise hareketliliğin çok hızlı olması nedeniyle kısa süre içerisinde pandemi dediğimiz küresel bir salgın şekline bürünmüştür.

DÜNYAYI ETKİSİ ALTINA ALAN SALGINLARIN TARİHÇESİ

MÖ 10’uncu yüzyıldan beri bilinen veba hastalığının ilk büyük salgınının, MÖ 320 yıllarında Filistin bölgesinde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Pandemi tanımına uyan ve geniş bir coğrafyayı etkisi altına alan ilk veba salgını ise MS 542 yılında Mısır’dan başlayıp ticaret yollarını izleyerek Anadolu ve Avrupa üzerinden İrlanda’ya kadar yayılmıştır. İkinci en yaygın salgın ise 1300’lerin ilk yarısında Çin’de başlayıp Avrupa ile Afrika’ya yayılarak, milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur. Avrupa’da daha lokal kalan salgınlar 1630, 1665 ve 1721 yıllarında ise Avrupa’nın belirli alanlarında görülen ve daha sınırlı kalan lokal salgınlar yaşanmıştır. 1800’lerin ortalarından itibaren Avrupa’dan başlayarak diğer bölgelerde de veba salgınları görülmemeye başlamıştır.

Bir başka önemli salgın da kolera salgınıdır. 1844 yılında Hindistan’da başlayıp İran yoluyla Osmanlı Devleti topraklarına ulaşan ve 1847-1848 yıllarında çok sayıda ölüme yol açan hastalık, salgınlar tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. 20’nci yüzyıl başında ise influenza salgını dünyanın başına musallat olmuştur. 1918 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Cansas City şehrinde başlayan ve İspanyol Gribi adıyla meşhur olan influenza salgınında farklı görüşler olsa da 50 milyon civarında insanın öldüğü tahmin edilmektedir.

YERLEŞİK DÜZENE GEÇİLMESİ SALGINLARI TETİKLEMİŞTİR
Salgın hastalıkların yayılmasının altında pek çok farklı etken yatmaktadır. Tarihte yaşanan büyük salgınların en önemli sebepleri, tarım toplumlarının gelişmesi ve insanların yerleşik hayata geçmesi olarak görülür. Söz konusu sisteme geçişle beraber kentler sıfırdan kurulmuş ve insanlar yoğun olarak bir arada yaşamaya başlamıştır. Ancak hijyenin sağlanamaması, temiz su kaynaklarının bulunamaması, tuvaletlerin ve kanalizasyon sistemlerinin olmaması, çöplerin toplanamaması, ev ortamlarının sağlıksız olması, sosyo-ekonomik koşulların bozukluğu, sağlıklı beslenememe durumları, açlık ve sefalet, iklim değişiklikleri, göçler ve doğal afetler gibi bazı problemler, insan sağlığını tehdit edici şartlar oluşturmuştur. Bunların yanı sıra ticari seyahatler, askerî hareketler ve hac gibi dinî ibadetler sebebiyle farklı bölgelerden insanları bir araya getiren etkinlikler de salgınların artmasındaki diğer önemli sebeplerdendir. Ayrıca yerleşik düzene geçerken hayvanların da insanlarla bir arada yaşamaya başlaması, hayvan kaynaklı salgınların en önemli faktörlerindendir. Öte yandan salgın hastalıkların en sık görüldüğü Orta Çağ Avrupa’sında, düşmanlardan korunmak için yapılan yüksek taş duvarlarla çevrili kalelerde kurulan şehirlerin dar ve pis sokaklardan oluşması, salgınların artmasında bir başka etken olarak sayılabilir.

MÜSLÜMANLAR KARANTİNADA DAHA BAŞARILIDIR

Salgınların yukarıda saydığımız tüm sebepleri arasında görülen hususlar, nüfusun yoğun olarak bir arada yaşaması ve yerleşim yerleri arasındaki hareketliliktir. Dolayısıyla hızlı yayılımın önlenmesinde en etkili çözüm yolu da karantina uygulaması, yani insanlar arasındaki temasın engellenmesidir. Hz. Muhammed’in “Bir beldede tâûn (veba) olduğunu duyarsanız o beldeye girmeyin, bulunduğunuz beldede görülürse de o beldeden çıkmayın.” şeklindeki hadisi dolayısıyla özellikle Müslümanlar, karantina uygulaması konusunda daha başarılı olmuşlardır.

SALGINLARIN TOPLUMLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Tarih boyunca yaşanan ve dünyayı kasıp kavuran salgın hastalıkların toplumlar üzerindeki etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Demografik etkiler: Salgın hastalıkların sebep olduğu kitlesel ölümler, dünya nüfusu üzerinde azaltıcı bir etki yapmıştır. 14’üncü yüzyılda Avrupa’yı etkisi altına alan veba salgınında Avrupa nüfusunun üçte birinin öldüğü bilinmektedir. Bazı salgınlarda ise nüfusun yarıya yakınının azaldığı kaydedilmiştir. Bu konuda özellikle veba salgınları, dünya nüfusunun artışını yavaşlatan bir etken olarak düşünülmektedir.
  • Ekonomik etkiler: Salgın hastalıklar, ülkelerin ticari hayatını ciddi düzeyde etkilemiştir. Salgının sebebiyet verdiği ölümler ve göçler nedeniyle ticari hayat tümüyle durma noktasına gelmiş, tarım ve hayvancılık yapılamadığından gıda ile ihtiyaç maddelerinde kıtlık ortaya çıkmıştır. Bu da sözkonusu ürünlerin yatlarında aşırı artışa neden olmuş, bireyleri ve devletlerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilemiştir.
  • Sosyal etkiler: Salgınlardan ötürü göçler oluşmuş, şehirlerin yerleri bile değişebilmiştir. Bu gibi değişimler toplumsal istikrarsızlıklara yol açmıştır. Nüfustaki azalma, ücretlerin artmasına ve bunun neticesinde feodal sistemin ortadan kalkmasına neden olmuştur. Bazen de salgınlar belirli gruplara karşı nefret sebebi olmuş ve salgından suçlanan gruplara yönelik şiddet hareketleri ortaya çıkmıştır. Örneğin 14’üncü yüzyılda Avrupa’da meydana gelen veba salgınında, Yahudilerin suları zehirlediği söylentileri üzerine bazı Yahudiler halk tarafından öldürülmüştür. Benzer bir şekilde Romanlar da toplumda baskı altına alınmıştır. Kıtlık ile açlık dolayısıyla yağma ve talanlar da yine bu dönemlerde artış göstermiştir.
  • Siyasi etkiler: Salgınların en bilinen siyasi etkisi Roma İmparatorluğu’nun çöküşüdür. Askerî güçlerle mağlup edilemeyen Roma İmparatorluğu, veba salgınına yenilerek tarih sahnesinden çekilmiştir. Bunun gibi salgın hastalıkların, bazı devletlerin yıkılmasına sebep olduğu kayıtlarda mevcuttur. Salgınlar, bazı devletlerde de yönetimlerin değişmesini beraberinde getirmiştir. Bu değişiklikler bazen yöneticilerin salgın hastalık dolayısıyla hayatını kaybetmeleri sonucu olabildiği gibi, bazen de yönetim zafiyeti oluştuğundan yönetimde el değişmesi şeklinde olabilmektedir.
  • Askerî etkiler: Salgın hastalıklar; özellikle askerler arasında kolayca yayılabildiği için orduları kırıp geçirmiş, hatta güçlü özelliklere sahip orduların savaş kaybetmelerine sebep olabilmiştir. 452 yılında II. Roma Seferi’ne çıkan Attila, ordusunda salgın hastalık baş göstermesi üzerine seferini yarıda kesmek zorunda kalmıştır. İspanyol gribi olarak bilinen 1918 in uenza salgınının da I. Dünya Savaşı’nın bitmesinde önemli bir etkisinin olduğu kanaati hâkimdir.

Bir sonuca varmak gerekirse salgın hastalıkların, toplumların ve devletlerin üzerinde demografik, ekonomik, sosyal, siyasi ve askerî alanlarda çok ciddi etkiler bırakmıştır. Tarihteki tecrübelerden doğru bir şekilde faydalanarak günümüz salgınlarını daha az hasarla atlatabiliriz.

 

Medipol Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp UAM Müdürü Dr. Mahmut Tokaç

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor.Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır.Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek.Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir.Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy