13.4 C
İstanbul
Cuma, Kasım 27, 2020

BM Gıda ve Tarım Örgütünün ‘Gıdanı Koru Kampanyası’ndan Beklentisi Yüksek

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, teşkilatın ve Türkiye’nin gıda kaybı ve israfını azaltmaya yönelik birlikte hayata geçirdiği “Gıdanı Koru Kampanyası”nın bölgedeki diğer ülkelere örnek olabileceğini bildirdi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, Türkiye’de gıda kaybı ve israfını azaltmak amacıyla FAO ile Tarım ve Orman Bakanlığının ortak yürüttüğü Gıdanı Koru Kampanyası‘na ilişkin değerlendirmede bulundu.

FAO’nun 2011’de başlattığı “Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması İçin Gıdanı Koru (Save Food) Küresel İnisiyatifi”nin bölgesel devamı “Sıfır Atık Sıfır Açlık: Gıda Kayıpları ve İsrafını Azaltmak İçin Destek Projesi”nin sonunda, Türkiye’nin gıda kaybı ve israfına ilişkin ilk ulusal stratejisi ve eylem planının hazırlandığını belirten Gutu, bu planı, Gıdanı Koru Kampanyası’nın tanıtımıyla duyurmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Gutu, Türkiye’de gıda kaybı ve israfının zararlı etkileri konusunda halkı bilinçlendirmeyi amaçladıklarını, bu kapsamda çeşitli sosyal yardım ve iletişim faaliyetleri düzenleneceğini ifade etti.

Gıda israfı konusunun medyada sıkça yer bulduğuna işaret eden Gutu, 2013’teki ekmek israfını önlemeye yönelik kampanyanın bunun en belirgin örneklerinden biri olduğunu ve bu sayede ekmek israfında yüzde 18’lik azalmanın sağlandığını anımsattı. Gutu, “Gıdanı Koru Kampanyası da farkındalık oluşturarak ülke genelinde bireylerde, ailelerde ve topluluklarda davranış değişikliğini artıracaktır.” dedi.

“Üretilen Gıdanın Yüzde 20’den Fazlası Kayıp”

Türkiye’nin 2020 Ulusal Envanter Raporu’na göre, ülkede gıda kaybı ve israfının 2018’de 18,8 milyon ton olduğunu aktaran Gutu, bu miktarın Türkiye’de üretilen tüm gıdanın yüzde 20’sinden fazlasını oluşturduğunu dile getirdi.

Gutu, FAO’nun gıda kaybı ve israfı konusunda 2013’te bir çalışma gerçekleştirdiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

“Bu çalışma, çoğu israfın meyve ve sebze değer zincirlerinde meydana geldiğini ortaya çıkardı. Ürünlerin yaklaşık yüzde 51’i tarladan çatala kadarki süreçte kayboluyor veya israf ediliyor. Gıda tedarik zincirindeki en büyük kayıp ilk aşamada gerçekleşiyor. Tarımsal üretimde yüzde 5 ile 20 arasında kayıp yaşanıyor. Hasat sonrası taşıma, depolama, işleme, paketleme ve dağıtım aşamalarında da önemli miktarlar kayboluyor.”

Perakende sektöründe gıda israfının sınırlı raf ömrü, gıda ürünlerinin estetik standartları karşılama ihtiyacı ve talep değişkenliğiyle bağlantılı olduğunu vurgulayan Gutu, bu sektörde olduğu kadar hane halkı düzeyinde de önemli miktarda gıdanın israf edildiğini anlattı.

Gutu, iyi planlanmamış alışveriş, ihtiyaçtan fazlasını satın alma, ürün etiketlerini okumadaki eksiklik ve evlerdeki yetersiz depolama koşullarının da genellikle tüketici israfına neden olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu nedenle gıda kaybı ve israfı konusu her düzeyde ele alınmalıdır. Türkiye, perakende ve tüketici seviyelerinde kişi başına küresel gıda israfını yarıya indirmeye ve hasat sonrası kayıplar da dahil, üretim ve tedarik zinciri boyunca kayıpları azaltmayı amaçlayan hedefleri gerçekleştirmekte kararlı.”

“Kampanya Diğer Ülkelere İlham Verebilir”

Türkiye’de gıda kaybı ve israfının azaltılmasının sağlayacağı katkılara da değinen Gutu, “Kaybedilen veya israf edilen gıda miktarını azaltmak, ulusal gıda sistemi üzerindeki baskıyı da düşürecek ve bugün dünyanın en acil sorunlarından biri olan gıda güvenliğini artırmaya yardımcı olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Gutu, Türkiye’nin FAO ile ortaklaşa başlattığı kampanyanın diğer ülkelere örnek olacağına ve gıda kaybıyla israfına karşı harekete geçmelerine ilham vereceğine inandıklarını söyledi.

Gıdanı Koru Kampanyası’nın aynı zamanda FAO ve Türkiye Ortaklık Programı altında fonlanan Orta Asya ülkeleri, Azerbaycan ve Türkiye’de yürütülen “Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması” bölgesel girişiminin bir parçası olması sebebiyle gelecek dönemde etkisinin ulusal sınırları aşacağını belirten Gutu, “Türkiye, gıda kayıpları ve israfının önlenmesi, azaltılması ve yönetimine ilişkin eylem planını geliştirme ve uygulama konusundaki deneyimiyle bölge ülkelerine rol model olabilir.” dedi.

Gutu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası şartlar izin verirse Türkiye’nin 30 Eylül’de FAO Genel Direktörü Çü Dongyü’nün katılımıyla “Bölgesel Gıdayı Koru (Save Food) Konferansı”na ev sahipliği yapacağının bilgisini verdi. Söz konusu etkinliğin politika yapıcılar, sektör temsilcileri ve dünyanın dört bir yanından ilgili paydaşlara, gıda kaybı ve israfına yönelik çözümleri tartışmaları için bir platform sağlayacağını vurgulayan Gutu, gıda israfının nedenleri, etkileri ve olası çözümler konusunda halkın bilinçlendirilmesi konusunun, bunu önlemeye yardımcı olacağını bildirdi.

Gutu, tüm gıda tedarik zinciri aktörlerinin iş birliğiyle somut sonuçlar elde edilebileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy