13.4 C
İstanbul
Cuma, Kasım 27, 2020

Bankacılık Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler, Beraberinde Neler Getirdi?

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Bankacılık Kanunu’nun temel amacı; finansal sektördeki denetim ve düzenlemeye ilişkin kuralların, uluslararası ilke ve standartlar ile uyum sağlamasıdır

25 Şubat 2020 Salı günü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7222 sayılı “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Bankacılık Kanunu ve diğer bazı kanunlarda önemli birtakım değişiklikler yapılmıştır. Biz bu yazımızda sözkonusu değişikliklerin bankaları ilgilendiren kısmına ilişkin değerlendirmeler yapacağız.

Bu kanunun temel amacı; finansal sektördeki denetim ve düzenlemeye ilişkin kuralların, uluslararası ilke ve standartlar ile tam uyumunun sağlanması olarak belirtilmiştir. Biz de yapılan bu temel değişiklikleri özetlemeye çalışacağız.

  1. BANKANIN DÂHİL OLDUĞU RİSK GRUBU TANIMININ GENİŞLETİLMESİ


Bankacılık Kanunu’nun 49. Maddesinin 2. Fıkrasında yapılan düzenleme ile bankanın nitelikli pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri, genel müdürü ve genel müdür yardımcıları başka unvanlarla istihdam edilseler dahi yetki ve görevleri itibarıyla, bunlara denk veya daha üst konumlarda görev yapan yöneticiler ile bunların eş ve çocuklarının kontrol ettiği, sınırsız sorumlu olduğu veya yönetim kurulu üyesi ile genel müdürü oldukları ortaklıklar bankanın risk grubuna dâhil edilmiştir. Bu düzenleme ile Basel Bankacılık Denetim Komitesi’nce yayınlanmış olan Etkin Bankacılık Denetimine İlişkin Temel İlkeler’e uyum sağlanması amaçlanmıştır.

2. TÜRKİYE VARLIK FONU’NA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Bankacılık Kanunu’nun 49. Maddesinde yapılan değişiklik ile sermayesinin çoğunluğu ayrı ayrı veya birlikte Hazine’ye, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ ile Türkiye Varlık Fonu’na veya merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait bankaların her birinin doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri ortaklıklar ile ayrı bir risk grubu oluşturduğu hüküm altına alınmıştır. Kamu bankaları dışında kalan diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin risk grubu tanımında da buna paralel bir değişiklik yapılmıştır. Ayrıca, Bankacılık Kanunu’nun 55. Maddesinde yapılan değişiklikle; Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ, Türkiye Varlık Fonu veya bankalara ait fon ile yapılan işlemler ile bu kurumlarca çıkarılan veya ödemesi garanti edilen borçlanma araçları Kanunun kredi sınırlamaları dışında tutulmuştur.

3.  SİSTEMİK ÖNEMLİ BANKALAR İÇİN ÖNLEM PLANI HAZIRLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Sözkonusu düzenleme, Uluslararası En İyi Uygulamalara uyum çerçevesinde yapılmış olup; Kurulca sistemik önemli olarak belirlenen bankalar, Kanun ve Kanun’a istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan koruyucu hükümlere uyumsuzluk nedeniyle veya sair suretle mali bünyelerinde bozulma yaratacak hâllerden herhangi birinin görülmesi veya görülme ihtimalinin ortaya çıkması hâlinde alınacak tedbirlerin önceden belirlenmesi maksadıyla, Kurulca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde önlem planı hazırlamak ve Kuruma göndermekle yükümlü hâle gelmişlerdir. Bu bankalar, konsolide veya konsolide olmayan bazda yaptıkları değerlendirmeler sonucunda, mali bünyelerinde bozulma yaratacak hâllerden herhangi birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin ortaya çıkması durumlarında, önlem planında yer alan tedbirleri almak ve ivedilikle Kuruma bilgi vermekle yükümlüdür. Ayrıca, Kurumca konsolide veya konsolide olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda mali bünyede bozulma meydana getirecek hâllerin gerçekleştiğinin veya gerçekleşme ihtimalinin tespit edilmesi hâlinde Kurum, bankadan önlem planında yer alan tedbirlerden birini yahut birkaçını almasını isteyebilecektir.

4. MÜŞTERİ SIRRINA İLİŞKİN DÜZENLEME

Bankacılık Kanunu’nun müşteri sırrını düzenleyen 73. Maddesinde yapılan değişiklik ile müşteri sırrı olarak tanımlanan, gerçek kişilere ait bankacılık faaliyetlerine ilişkin kişisel verilerin (mevduat bilgisi, kredi bilgisi, hesap dökümü) veri sahibinden rıza alınmış olsa dahi, ilgili müşteriden ayrıca bir talep veya talimat gelmeksizin yurt içi ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamayacağına dair düzenleme getirilmiştir. Böylece 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda düzenlenen ve kişisel veri işleme şartlarından biri olan açık rızanın, bankacılık faaliyetlerine özgü müşteri sırrı niteliğindeki kişisel veriler için yeterli görülmediği ve müşterilerden bu verilerin üçüncü kişilerle paylaşılmasına yönelik talep veya talimatın arandığı hüküm altına alınmıştır. 73. Maddede yapılan bu değişiklik, yabancı ortaklı Türk bankalarının yurt dışındaki ortakları ile yapmakta oldukları veri paylaşımını zorlaştırmaktadır. Bu maddeye gelen en önemli eleştiri, hiçbir müşterinin kendi kişisel verilerinin üçüncü kişiler ile paylaşılmasına yönelik bir talepte bulunmayacağı, dolayısıyla bankaların bu konuda ortakları ile zorluk yaşayacağıdır. İşin bir diğer ilginç yanı, bazı yabancı ortaklı bankaların müşteri verilerinin ana ortaklar ile belirli şartlarda paylaşılmasına imkân veren Dördüncü Fıkra hükmünü genişletmeye yönelik olarak, kamu nezdinde girişimlerde bulunmayı düşündüğü bir dönemde bu değişikliğin gelmiş olması da sürpriz olmuştur. TBMM’de yapılan komisyon görüşmelerinde teklifin hazırlanmasında yer alan kamu görevlileri bu değişikliğin, ülkemize son zamanlarda yapılmaya çalışılan ekonomik saldırıların önüne geçebilmek ve ülkemize ait sosyal ve ekonomik verilerin sınırsız şekilde yurt dışı ile paylaşılmasının önüne geçebilmek amacıyla hazırlandığını dile getirmişlerdir. Ayrıca banka ve müşteri sırrına ilişkin paylaşımların kapsam, şekil, usul ve esasları ile bunların; işlenmesi, silinmesi, yok edilmesi ve anonim hâle getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Kurula verilmekle birlikte; Kurula ekonomik güvenliğe yönelik yaptığı değerlendirme neticesinde müşteri sırrı veyahut banka sırrı niteliğinde olan her türlü verinin, yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılmasını ya da bunlara aktarılmasını yasaklama ve bankaların faaliyetlerini yürütmede kullandıkları bilgi sistemleri ve bunların yedeklerinin yurt içinde bulundurulmasına karar verme yetkisi de verilmiştir.

5. FİNANSAL MANİPÜLASYON VE İŞLEM YAPMA YASAĞI

Bankaların finansal piyasalarda yapay arz, talep veya döviz kuru dâhil yat oluşumunu sağlamaya yönelik işlem yapması, internet ortamında farklı araçlarla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgileri yayması, tasarruf sahiplerini yanıltıcı şekilde yönlendirmesi, nansal manipülasyon ve yanıltıcı işlem olarak tanımlanmış olup idari para cezası yaptırımına tabi tutulmuştur. Bu düzenleme ile Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen sermaye piyasasında piyasa dolandırıcılığı suçu, nansal piyasalar için de getirilmiş ve cezai yaptırıma bağlanmıştır.

6. KATILIM BANKALARI İLE KALKINMA VE YATIRIM BANKALARINA İLİŞKİN DÜZENLEMELE

İlgili maddede yapılan düzenleme ile mevduat veya katılım fonu kabul etme yetkisi bulunmayan ve faaliyetleri, risk ölçekleri ve nansal yükümlülükleri mevduat veya katılım fonu kabul eden bankalardan farklı olan kalkınma ve yatırım bankaları bakımından bankacılık sisteminin geneli için belirlenen standart oran ve sınırların farklılaştırılması hususunda Kurula yetki verilmiştir. Ayrıca katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının faizsiz yöntemlerle gerçekleştirebilecekleri faaliyetlere ilişkin esas ve usuller Kurul tarafından belirlenebilecektir. Öte yandan, kalkınma ve yatırım bankalarının fon sağlayabileceği alanların genişletilmesi amacıyla kalkınma ve yatırım bankalarının kredi müşterilerinden, ortaklıklarından ve nitelikli paya veya denetim komitesine üye atama imtiyazına sahip ortaklarından sağlayacakları fonların mevduat sayılmayacağı düzenlemesi getirilmiştir. Kanun koyucu, bu düzenleme ile kalkınma ve yatırım bankalarının da faizsiz finansman araçlarına daha çok yönelmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu durum kalkınma ve yatırım bankaları, katılım bankalarının pazar payından yararlanabilir mi? Sorusunu akıllara getirse de faizsiz finansman araçlarının daha geniş çevrelerce kullanılacak olmasının, bu araçların toplumumuzda çok daha tanınır hâle gelmesine ve ülkemiz insanının bu araçlara daha çok yönelmesine vesile olacağı düşünülmektedir. Diğer taraftan, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının faizsiz finansman sağlamak amacıyla katıldıkları ortaklıklar, bankanın dâhil olduğu risk grubu kapsamı dışında tutulmuştur. Ayrıca, katılım bankalarının faizsiz yöntemlerle finansman sağlamaları yoluyla edindikleri ortaklık payları Bankacılık Kanunu’nun 56. Maddesindeki öz kaynaklarla ilişkili sınırlamalar yerine, kabul edilen katılım fonlarının yüzde ellisi ile sınırlandırılmak suretiyle, bu bankaların sözkonusu yöntemlerle daha fazla ortaklık payı edinebilme imkânı getirilmiştir.

TKBB Hukuk Müşaviri Av. Murat Çağlar

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy