13.4 C
İstanbul
Cuma, Aralık 4, 2020

Bankacılığın Dijitalleşmesi ve E-Ticaretin Yükselişi

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Albaraka Türk Stratejik Planlama Müdürü Osman Çelebi

Dijitalleşen bankacılık ve ona bağlı varlığını her geçen gün hissettiren e-ticaret, hayatımıza büyük katkı sağlıyor

Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan baş döndürücü gelişmeler, ekonomik, sosyal, bireysel ve toplumsal alanda çok ciddi değişimleri tetiklemiştir. Bu değişimler bireylerin, kurumların ve hatta toplumların alışkanlıkları ile davranış kalıplarını derinden etkileyerek evirmektedir. Bahsedilen gelişmelerle dijitalleşen bankacılık ve ona bağlı varlığını her gün daha şiddetli hissettiren e-ticaret, sadece iş hayatımıza değil özel hayatımıza da önemli yarar ve konfor alanları sunmaktadır. Bu yapısı ile e-ticaret kamusal hizmetler dâhil olmak üzere kurumsal ve bireysel tüm ticari faaliyetlerde her geçen gün daha fazla yer bulmaktadır.

Sektörün doygunluğa henüz ulaşmamış olması ve fırsat oluşturmak adına taşıdığı büyük potansiyel, birçok oyuncunun odağını bu alana çevirmesine yol açıyor. Temel olarak Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BT) alanındaki gelişmelerin ticaretle bütünleşmiş yüzü olarak karşımıza çıkan e-ticaret, kazandığı büyüme ivmesiyle ekonomiye yeni bir alan açmıştır.

E-Ticaret Ekosistemi

E-ticareti ele alırken, meseleye daha geniş bir açıdan bakmak için önceliğimiz, kavramların ne anlama geldiğini; şirketler ve tüketiciler için bugün ve gelecekte ne vaatettiğini anlamak olmalıdır. Dijitalleşme, verinin insan hayatını kolaylaştırdığı; iş ve ilişkilerde (insan ve nesneler ile) süreçleri tek boyuta indirgeyen; zaman ve mekândan bağımsız, teknolojik imkânlarla ilişkilerin başladığı ve sonlandırıldığı bir yapı olarak tanımlanabilir. Bu anlamıyla dijitalleşme, iş alanlarını ve iş yapış şekillerini derinden sarsarak teknoloji tabanlı bilgiye dayalı ve “değer eksenli” iş birlikleri ile geçişkenliğe imkân tanıyan yeni bir ekonomik yapının, “dijital ekonomi”nin doğmasına zemin oluşturdu.

Geniş anlamıyla e-ticaret ise OECD tarafından bireyler, işletmeler, kamu veya özel sektör kurum ve kuruluşları arasında internet üzerinden bir mal veya hizmetin alışı veya satışının gerçekleşmesi (tanıtım, reklam, satış, sigorta, dağıtım, sözleşme ve ödeme işlemlerinin yanında müşteri yönetimi ve lojistik işlemleri de yapılabilmektedir.) olarak tanımlanmıştır. Esasen e-ticaret; derinden ilerleyen, henüz başlarında olduğumuz ve insan hayatını kökten değiştirecek olan dijitalleşme sürecinin insan hayatına doğrudan temas eden somut bir tezahürü olarak görülmelidir.

Dijitalleşmeyle birlikte şirketler, sunduğu ürün ve hizmetler ile bunları kullanan müşteriler arasındaki ilişkinin yakınlaşması ve kullanılmasında yeni yollar yarattı. İşte bu noktada da e-ticaret diye adlandırdığımız olgu öne çıkıyor. Dijitalleşmeyle birlikte müşterilerine uçtan uca müşteri deneyimi yolculuğu sunma yeteneği kazanan şirketler, e-ticareti bu yolculukta önemli bir durak olarak ele alıyor.

Dijital Bankacılıkla Desteklenen E-ticaretin Yararları

Genel olarak e-ticaretin sağladığı yararlara baktığımızda;

• Entegre bir iş modeli ve müşteri bazlı konumlanma ile yeni pazarlar ve yeni satış fırsatları,

• Yatırımcı firmaya sunduğu en önemli yarar nispeten daha düşük başlangıç ve işletme sermayesi ile daha geniş pazarlara açılma ve hızlı büyüme fırsatı,

• Operasyonel işlemlerin tek bir sistem üzerinden yapılabilmesi ile süreçlerin azaltılması, işlemlerin kolaylaştırılıp hızlandırılması ve bunlara bağlı olarak maliyetlerin optimize edilmesi; verimlilik artışı ile müşterilerin ucuz fiyatla mal ve hizmetlere ulaşması,

• Müşteriye daha fazla ürün seçeneği, kıyaslama, bilgilendirme, indirim fırsatlarını takip edebilme fırsatı vermesi,

• Tahsilat garantisi ve müşteri memnuniyetinin takip edilmesini,

• Müşteri, işletme (KOBİ’lere büyük işletmelerle rekabet fırsatı verir.) ve ülkesel bazda rekabet avantajı,

• Kayıt dışılığın azaltılması, sektörlerin gelişmesi ve istihdamın artması öne çıkmaktadır.

E-ticaretin belirtilen yararları, özellikle KOBİ’lere ciddi fırsatlar sunmaktadır. Bu kapsamda geleneksel ticaretin kısıtları olan büyük sermaye ihtiyacı, pazara uzaklık ve entegrasyon, bilgi ve teknoloji eksikliği ile talebe uygun üretim yapılamayışı gibi dezavantajlardan KOBİ’leri kurtarıp çok yönlü gelişmelerine katkı sağlamaktadır.

E-TİCARETİN GELİŞİM SEYRİ

Küresel Pazarlardaki E-Ticaret Gelişimi

Dünya nüfusuna baktığımızda, 2018 yılı başında derlenen verilere göre e-ticaretin yaygınlaşmasındaki en önemli faktör olan internet kullanımının yıllık yüzde 7’lik bir artışla 4 milyar kişi eşiğini geçerek nüfusun yüzde 53, mobil internet kullanımının ise yüzde 49 doygunluğa ulaştığını görüyoruz. Dünya genelindeki web trafiğinde mobil kullanımın payının bilgisayar kullanımının payını geçmiş olması ve 2012 yılında yüzde 10 olan mobilin e-ticaretteki payının 2016 yılında hızlı bir artışla yüzde 44’e yükselmesi, dijital alanda faaliyet gösteren her iş kolunun, özellikle de e-ticaretin önümüzdeki dönemde mobili daha etkin kullanacağına işaret ediyor. Belirtilen gelişim trendleri dikkate alındığında e-ticaretin küresel pazar hacminin de 2017’deki 1,7 trilyon dolar seviyesinden 2020’de 3 trilyon dolar sınırına yaklaşacağı tahmin edilmektedir. Konuya sektörel bazda baktığımızda moda ve elektronik ürünler, oyuncak pazarı ile seyahat/konaklama hizmetlerinin öne çıktığı görülmektedir. E-ticaretin geneline baktığımızda, 2011’de yüzde 3,6’dan 2017’de yüzde 10,2’ye ulaşan toplam perakende içindeki payının, 2021’de yüzde 17 seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu artışta, gelişmiş ülkelerde klasik perakendecilerin e-ticarete geçişi önemli bir etken olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de E-Ticaret Pazarının Gelişimi

Ülkemiz, nüfusun internet kullanımında yüzde 67’lik ve mobilin web trafiğindeki payında yüzde 62’lik oranla, her iki alanda dünya ortalamasının üstünde yer alıyor. Mobilin e-ticarette kullanımında ise 2012’de yüzde 9’luk payın 2016 yılında yüzde 19’lara yükselen ülkemizde, mobilin payının çok daha hızlı artacağını gösteriyor. E-ticaret hacminin ülkemizdeki seyrine baktığımızda ise perakendenin 2013 yılından itibaren yılda ortalama yüzde 32 büyüyerek 7,3 milyar TL’den 2017 yılında 23 milyar TL’ye geldiğini, toplam e-ticaret pazar hacmininse 2017 sonunda 42,2 milyar TL’ye ulaştığını görüyoruz. Küresel düzeyde e-ticarette öne çıkan temaların online pazar yerleri, sınır ötesi e-ticaret ve yeni teknoloji trendleri olduğu görülüyor.

E-Ticaretin Gelişmesini Sağlayan Faktörler

Her işte olduğu gibi e-ticarette de birçok etken (teknolojik, fiziki ve yasal altyapı, güvenlik, sosyal ve ekonomik unsurlar; GSYİH ve kişi başına düşen harcanabilir gelir, tüketici alışkanlıkları; internet, mobil, kredi kartı ve sosyal medya yaygınlığı ve kullanımı gibi) öne çıkmaktadır.

Teknolojik ve fiziki altyapı kapsamında veri haberleşme akışının hızı, internet ücretleri, güvenlik sorunları, uygulama maliyetleri ve insan gücü kalitesi, müşteri tarafında ise teknoloji kullanım düzeyleri ve satın alma kültürleri önem arz etmektedir.

2017’de Ülke Bazlı E-Ticareti Etkileyen Veriler

Ülkeler bazında 5 faktöre göre e-ticaret gelişiminin dayanaklarını değerlendirdiğimizde; bu alanda kredi kartı sahipliğinin online alışverişin önünü açtığını, mobil bankacılığın gelişmesiyle mobil alışverişin de gelişmeye başladığını söyleyebiliriz. Ülkemizin kredi kartı sahipliğinde ve mobil alışverişte gelişmekte olan ülkelere yakın bir seviyeye sahip olduğunu, 181 dolar olan ortalama e-ticaret harcamasında ise özellikle tüketici algısının gelişmesiyle daha da yol alabileceğini ifade edebiliriz.

E-Ticaretin ve İş Birliklerinin Bankacılık için Önemi

Bankacılık sektörünü şekillendirecek gelişmelere baktığımızda ise sektörün dinamikleri, sektör içi ve sektör dışı rekabet, rekaberlik, teknoloji ve talep yönlü trendler, jeopolitik etkileşim gibi konular öne çıkmaktadır.

İçerisinde fırsatları ve tehditleri barındıran söz konusu unsurlardan “sektör dışı rekabete” özel olarak değinmek istiyorum. Zira mevcut iş yapış kültürümüzde sektör içi unsurları değerlendirip pozisyon alma yeteneğimiz gelişmiş; fakat sektör dışı rekabet konusunda açıkçası ciddi bir deneyimimiz bulunmuyor. Buna karşın dijitalleşme bizi sektör dışı çok güçlü rakiplerle karşı karşıya getirmektedir. Olası rakipler arasında sayabileceğimiz FinTech’lerin dışında G A F A’nın (Google, Apple, Facebook, Amazon) bankacılığa girmesi hâlinde işin farklı düzlemlerde yeniden tanımlanması kaçınılmaz olacak. Bankalar dâhil tüm ticari organizasyonlar insanı; müşteriyi merkeze alıp ihtiyaç ve beklentilerini davranışsal trendlerini de dikkate alarak karşılayabilecek hizmet modelleri oluşturarak, dijital ortamlara taşımak durumundadır. Bunun ötesinde, iş, süreç ve kanallarda veriyi ve teknolojiyi kullanarak kişiselleştirilmiş bir değer sunmak da artık zorunlu hâle geldi. Bu anlamda e-ticaret platformları müşteriye ulaşmada çok önemli kanal olarak daha kapsamlı bir iş birliğini hak ediyor. Gelişmiş ödeme sistemleri ve nakit yönetimi hizmetleri ile kanal değiştirmeksizin kredi (tedarikçi ve tüketici) ve sigorta hizmetlerini online pazar yerlerine sunmayı ilk adım olarak başaran bankalar; platform ekosistemine hem işletmelere hem de tüketiciye fayda sağlayacak şekilde entegre olarak müşterilerinin hayatına daha fazla dokunabilir.

Bankalar; ödemeler, nakit yönetimi, e-finansman gibi ürün/hizmetlerinin yanında e-ticaret alanında sektörlere göre farklılaşan değer önerileri sunabilir. Şüphesiz bu alanda atılabilecek en radikal adım ciddi müşteri potansiyeli olan bankalarımızın hem kendi müşterileri için hem de diğer banka müşterileri için kendi online pazaryerlerini hayata geçirmeleri olacaktır. Bu şekilde banka tüm tüzel ve bireysel müşterilerini tek bir e-ticaret platformunda birleştirmek suretiyle tüzel müşterileri arasında üreticiden tedarikçiye, sanayiciden dağıtıcıya, bayisinden nihai tüketiciye kadar olan ekosistem içerisindeki değer zincirini şeffaflaştırarak rekabete açacak, ticaretin finansmanını sağlayacak aynı zamanda kendine ve müşterilerine yeni gelir alanları oluşturabilecektir. Ülkemizde finansal hizmetler sektörünün, yüzde 81’lik bir oranla dijitalleşme endeksinde ilk sırada olması; bunun yanında hizmet, perakende ve toptan ticaret sektörlerinin genel ortalamanın (%61) üstündeki dijitalleşme endeks puanları ülkemizde platform ekosisteminin gelişimi için gelecek adına umut verici. Sonuç olarak sektör içi ve sektör dışı rekabetin giderek arttığı böyle bir ortamda bankacılığın sadece ana bankacılık faaliyetlerinden gelir üreterek hayatını sürdürmesi pek mümkün görünmüyor. İş birlikleri ve ekosisteme entegrasyon ile yeni gelir alanları oluşturmaya ihtiyaçları var. Bu kapsamda bankaların, yapılarını rakipleriyle de iş birliğine giderek danışmanlık merkezi, erişim merkezi ve katma değer merkezi hâline evirmeleri önemli bir kazanım olacaktır.

E-ticaret, kazandığı büyüme ivmesiyle ekonomiye yeni bir alan açtı

Türkiye E-Ticaret Potansiyeli Yüksek Bir Ülke

Türkiye, e-ticaretteki potansiyeli yüksek ülkeler arasında yer alıyor. E-ticaretin toplam perakendeden aldığı payın yüzde 9 olduğu dünya ortalamasında, Türkiye’nin e-ticaret penetrasyonu ise yüzde dört. Bu durumun farkında olan kurumlar, ödeme sistemi altyapılarını güçlendirmekle beraber yeni nesil ödeme teknolojilerini de bir fırsat olarak görüyor ve buna göre projeler geliştiriyor.

 

TKBB Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir

TEKNOLOJİ, KURUMLARIN GELECEĞİNİ DE DEĞİŞTİRİYOR

Teknolojinin dijitalleşmede önemli bir yeri olması, kurumların çalışanlarının teknoloji okuryazarlığı ve dijital dönüşüme ayak uydurabilmelerini zorunlu kılmaktadır. Kurumlar dijitalleşme konusunda kendilerini geliştirdikçe, değişen rekabet koşullarında güçleri artacak ve gelecekte sektördeki rakiplerine göre bir adım önde olacaklardır. Kullanıcıların dijital bilgi ve ürünlere erişim şekilleri değiştikçe, kurumlarda iletişim teknolojilerinde yaşanan bu değişime uyum sağlayarak, müşterilerin tercih ettiği yolda onların kullanıcı deneyimini optimize etmelidir. Kullanıcı deneyimi ve bilgi seviyesini arttıran teknoloji trendleri, e-ticareti gelenekselden dijitale dönüştürmektedir. Chatbotlar, mobil asistanlar, kullanıcıya özgün teklifler, drone‘larla teslimat gibi teknolojik trendler hem e-ticaret hem de tüm kurumların yakın geleceğini önemli ölçüde değiştirmektedir. E-ticaret sitelerinde müşterilerimizin ödeme yöntemlerine göre farklı ve pratik öneriler sunarken, önümüzdeki dönemde kart bilgilerini girmeden katılım mobil uygulamamız ile ödeme imkânını sağlayacağız.

 

TKBB Yönetim Kurulu Başkanı ve Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku

E-TİCARET ŞİRKETLERİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR

Tüketici tercihlerinin sınır tanımadığı ve beklentilerin ise hızla arttığı bir dünyada, tüketicilerin erişim kanallarına dijital mecralar da dâhil oluyor. Bu gelişmelerin ticaretteki yansımasını ise e-ticaret olarak görüyoruz. Klasik perakendecilerin online’a geçişiyle birlikte yeni bir dönem başlıyor. Özellikle mobil ve omni-channel ile birlikte tüketicinin alışveriş yolculuğu doğrusal ilerleyen bir süreç olmaktan çıkıp birçok farklı kanaldan beslenen dijital bir deneyime dönüşmüştür. Şirketlerin gelecekte var olabilmeleri için tüketiciyi doğru okuyup, onların ihtiyacına yönelik çözümler sunabilmeleri gerekiyor. Sürdürülebilir başarı için klasik perakendecilerin de online ticarete ve dijitalleşmeye yatırım yapmaları gerekmektedir. Bu sayede özellikle şirketler yurt dışında ürünlerinin tanıtımını daha kolay, hızlı ve düşük maliyetle yapma fırsatı bulurken diğer yandan ihraç potansiyellerini artırır, girdi maliyetlerini düşürebilirler.

 

Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş

E-TİCARET FİRMALARI BİR İNOVASYON MERKEZİDİR

Dijitalleşme ile geleneksel bankacılık sistemleri yerini internet ve mobil bankacılık uygulamalarına bırakmaya başladı. Mobil uygulamalar sayesinde banka müşterileri, tüm kişisel ve finansal verilerine anında ulaşabilmekte, tüm bankacılık işlemlerini zaman ve mekândan bağımsız olarak rahatça yapabilmektedir. Dijital tarafta bu gelişmeler ışığında elbette e-ticaret alanında da ciddi gelişmeler gözleniyor. Bugün yurt dışı yatırımcılardan ülkemizdeki lokal e-ticaret sitelerine yoğun bir ilgi var. E-ticaret modelinin gelişiminde katılım finans modeline büyük görevler düşüyor. Bilindiği üzere bu model, prensipleri gereği ticareti ve ekonomiye katkı sağlayan reel projeleri desteklemektedir. Vakıf Katılım olarak dünyada e-ticaret firmalarını birer inovasyon merkezi olarak görüyor, mobil başta olmak üzere yeni nesil ödeme sistemleri ve dijital kanallardan hizmet sunma / ortak platformlar kurma alanında bu sektörle iş birliğine gitmeyi hedefliyoruz.

Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan

HEDEF DİJİTAL MÜŞTERİ SAYISINI ARTTIRMAK

Dijitalleşme tüm sektörler olduğu gibi bankacılık sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Bankalar dijitalleşme eksenli geliştirdikleri ürün ve hizmetlerle müşterilerinin hayatını kolaylaştırıyor. Biz de Türkiye’nin iki AR-GE merkezine sahip tek bankası olarak blockchain, kriptoloji, bilgi güvenliği, yapay zekâ, büyük veri, makine öğrenmesi, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) gibi konularda projeler geliştiriyoruz. Müşterilerimizin bankacılık işlemlerini olabildiğince mobile taşımaları, para transferinden fatura ödemeye, döviz işlemlerinden hisse alım satımına kadar birçok bankacılık işlemini kolayca yapabilmeleri için sürekli yenilikler gerçekleştiriyoruz. Güncel dijital müşteri sayımız 780 bine ulaştı. Hedefimiz yıl sonuna kadar bu rakamı 1 milyona yükseltmek. Biyometrik çözümler başta olmak üzere yapay zekâ teknolojilerini mobil şube ve diğer tüm sistemlerine entegre etmek için çalışmalarımız da devam ediyor.

 

Türkiye Finans Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müd. Yrd. M. Necati Özdeniz

ŞİRKETLER ARTIK ÇEVRİMİÇİ İTİBARLA ÖLÇÜLÜYOR

İnternetin yaygınlaşması sonucunda, klasik alışveriş yöntemlerini uygulayan perakendeciler dahi herkes e-ticaret’e yöneldi. Bu alandaki hızlı ve güvenli alışveriş deneyiminde ve tedarik süreçlerinde yaşanan iyileştirmeler, dünyada kullanıcılara ev konforunda yerel ve sınırlar ötesi alışveriş yapabilme imkânını sağladı. Zamanı daha efektif kullanmamızı sağlayan e-ticaretin popülerliği de dijitalleşmeden aldığı güçle artmaya devam ediyor. Türkiye’ye baktığımızda da BKM verilerine göre 2017’de, banka ve kredi kartı ile yapılan e-ticaret harcamalarının yüzde 34 arttığı görülmektedir. Şirketlerin büyüklüğünün bilançoları ile değil çevrim içi itibarla ölçülmeye başlandığı bu yeni ekonomi modelinde başarılı olmak için büyük veriyi etkin şekilde kullanarak, rekabet avantajı yaratabilmek bir başka önemli nokta olarak karşımıza çıkıyor. Dijitalleşmeyi iş yapış şekillerinin merkezine taşıyabilen kurumlar kârlılıklarını ve pazar değerlerini arttırarak kendilerini büyütmekle kalmayacak, ülke ekonomisi için de itici bir güç hâline gelecektir.

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy