8 C
İstanbul
Salı, Aralık 1, 2020

2023’te Türkiye’de Sermaye Piyasaları Önem Kazanacak

İlginizi Çekebilir

Arif Ersoy’u Anlamak

Merhum Arif Ersoy Hocamız, insanlık yanarken su taşımayı hiç bırakmadı ve bitaraflardan olmadı. Kaybettiklerimizin kıymetini sonradan anlamak gibi, çıkasıca bir huyumuz var. Hatta maalesef, sadece...

Basra Körfezi’nde Bir İnci: Bahreyn

Petrolün yanı sıra inci üretimiyle de dikkat çeken Bahreyn, Basra Körfezi’nde yer alan bir ada ülkesi… Asya Kıtası, dünyadaki en büyük kara parçası olarak biliniyor....

Çalışan Motivasyonunu Artırma Yolları

Yazı: Cem Eker Pandemi sonrası yeni bir hayata başlarken şirketlerde çalışan motivasyonu nasıl yükseltilir? Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, 2020’nin ilk çeyreğinde iyiden iyiye kendini göstermeye...

Medeniyetlerin Buluşma Noktası Sri Lanka

Yazı: Gültuğ Erdöl Muhteşem doğası, dikkat çekici yapıları ve farklı kültürden insanları ile Sri Lanka… Dört tarafı denizlerle çevrili Sri Lanka, büyük ve bereketli nehirleri...

Röportaj: Merve Kantarcı Çulha

Borsa İstanbul A.Ş. Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ

Sermaye piyasalarının nabzını sormak ve Borsa İstanbul’un hedeflerini öğrenmek için Borsa İstanbul A.Ş. Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ ile bir röportaj gerçekleştirerek, şirketlerin halka arzından mevzuat değişikliklerine kadar birçok konuyu ele aldık

Birçok şirket borsada halka arz ediliyor. Firmalar açısından bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hükümetimizin uyguladığı ekonomik politikalar ve süregelen siyasal istikrar ile birlikte ekonomimiz 2017’de dünyanın en hızlı büyüyen 2. ekonomisi oldu. Kredi Garanti Fonu gibi uygulamalar ile de şirketlere kolaylıklar sağlandı. Borsamız şirketlerine ve endekslerine de yansıyan bu olumlu trend ile ülkemizin önde gelen markalarına sahip şirketleri peşi sıra halka açılarak, sermaye piyasalarımızın kendilerine sundukları imkânlardan faydalanmaya başlamışlardır.

 

Borsa İstanbul olarak Türkiye’nin ekonomik büyümesine paralel olarak büyüme planları yapmaktayız

Firmalar açısından halka arzın birçok kazancı var. Bunları özetleyecek olursak;

a) Firmaların Özkaynakları Güçleniyor, Finansman Kaynakları çeşitleniyor

Şirketlerimizin halka arz kararı almalarında en büyük motivasyon kaynağı özkaynaklarını güçlendirmektir. Şirketler, iş planlarını hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları özellikle uzun vadeli ve yüksek tutarlı kaynak ihtiyaçlarını pay halka arzı yoluyla sermaye piyasalarından karşılayabilmektedir.

b) Halka Arz Sermaye Artırımı Yöntemiyle Kurumlar Vergisi İndirimi Sağlıyor

Nakit sermaye artırımlarına teşvik getiren ve 07.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile sermaye şirketlerinin yapacakları nakdi sermaye artışlarının ticari kredi faizine denk gelen kısmının yarısının kurumlar vergisi matrahından indirilmesi imkânı sağlanmıştır.

Önümüzdeki dönemde halka arzların devam etmesi ile birlikte Türkiye sermaye piyasaları derinleşmeye ve gelişmeye devam edecek

c) Firmaların Hisseleri Likidite Kazanıyor

Halka arz edilen payların organize bir pazarda, istenildiği anda, piyasa arz ve talebine göre oluşan fiyatlardan şeffaflık içerisinde alınıp satılmasının mümkün kılınması, paylara likidite kazandırmakta ve böylece şirketlerin mevcut ortakları ihtiyaç olması hâlinde kısa sürede nakde ulaşmada önemli bir imkân elde etmektedir.

Önümüzdeki dönemde halka arzların devam etmesi ile birlikte Türkiye sermaye piyasaları derinleşmeye ve gelişmeye devam edecek

d) Firmaların Kurumsallaşmalarına Katkı Sağlıyor

Ülkemizde aile şirketlerinin yüzde 90’ı üçüncü kuşağı görememektedir. Halka açılarak, Sermaye Piyasası ve Borsa İstanbul tarafından belirlenen Kurumsal Yönetim İlkelerinin, sürdürülebilirlik prensiplerinin şirketlerimiz tarafından benimsenmesi, şirketin yönetim ve organizasyon yapısının yanı sıra ortaklık yapısının da kurumsallaşmasını sağlamakta, aile şirketlerinin nesilden nesile sorunsuz ve daha başarılı şekilde aktarımında en önemli rolü oynamaktadır.

Borsa İstanbul Olarak Halka Arzları Kolaylaştırmak İçin Neler Yaptınız?

Borsamız, kotasyon mevzuatında yaptığı değişiklikle, kotasyon koşullarından kâr şartına ve özsermaye şartına bazı istisnalar getirmiştir. Ayrıca özsermaye şartına getirilen istisna, negatif özsermayeyi de kapsayacak şekilde genişletmiştir. Borsamızın talebi üzerine, halka arzlara yönelik bir iyileştirme de Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, yurt içi tahsisat oranlarının düşürülerek yurt dışı yatırımcılara yönelik tahsisat oranının artırılması ve halka arz fiyatının aşağı yönlü revize edilebilmesi imkânının verilmesi şeklinde yapılmıştır. Yapılan mevzuat değişikliğiyle, şirketlerimizin yatırımlarını banka kredisi yerine sermaye piyasalarının sunduğu imkânlarla finanse etmesini sağlayarak, şirketlerimizin yüksek finansman (kur ve faiz) giderlerinden kurtarılması ve kâr eden birer şirkete dönüşmelerinin sağlanması amaçlanmıştır. Böylece şirketlerin kârlarını, banka yerine halk ile paylaşmalarının önü açılmaktadır. Sonuç olarak yatırımlarını finanse etmek için katlandıkları kur ve faiz gibi finansman giderleri nedeniyle dönem kârı elde edemediği için Türkiye’de halka arz yapamadığından, yurt dışı borsaları araştıran şirketlerin Borsa İstanbul’a başvurmasının önündeki engeller, İstanbul Finans Merkezi vizyonu çerçevesinde kaldırılmıştır. Mevzuat değişiklikleri ile bu şirketlerin, ülkemiz sermaye piyasalarından kaynak temin etmek suretiyle hem sermaye yapısının güçlenmesi sağlanacak hem de azalan finansman giderleri neticesinde kârlılıkları olumlu etkilenecektir. Böylece bu şirketler, ülke ekonomisine yatırım yaparak, istihdama katkı sağlayacaklardır.

Mevzuat değişikliği sonrasında 2018’in ilk yarısında gerçekleşen halka arzlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bu sene yapılan 9 halka arzdan şirketlerimiz 5,4 milyar TL halka arz geliri elde etmiştir. Bu 9 şirketin toplam piyasa değeri 18,6 milyar TL’dir. Bu halka arzlardan pay alan her dört yatırımcıdan biri halka arzlardan ilk defa pay alan, yani Borsamıza yeni gelen yatırımcılardır. Borsamızda işlem gören ASELSAN’ın ikincil halka arzı ile şirkete yaklaşık 3 milyar TL kaynak sağlanmıştır. Diğer taraftan, daha önce Borsamızda gayrimenkul yatırım ortaklıklarının ve girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının payları işlem görebilmekte iken, yaptığımız düzenleme değişikliği ile artık gayrimenkul yatırım fonlarının katılma payları ve girişim sermayesi yatırım fonlarının katılma payları da Borsamızda işlem görebilmektedir. Bu çerçevede bu sene Borsamızda dört adet gayrimenkul yatırım fonu katılma payları işlem görmeye başlamıştır. İstanbul Finans Merkezi Vizyonu çerçevesinde, bir finansal market olma misyonu taşıyan Borsamızda, farklı finansal ürünler işlem görmektedir. Bu ürünlerden biri de borçlanma araçları ve kira sertifikalarıdır. 2016 yılında yapılan 90 milyar TL borçlanma aracı ve kira sertifikası ihracı gerçekleşirken, 2017’de 130 milyar TL tutarında ihraç gerçekleşmiştir. 2018 yılının ilk beş ayında ise bugüne kadar 81 milyar TL borçlanma aracı ihracı gerçekleşmiştir. 2018 yılında ihraç tutarının 2017 yılını da geçeceğini düşünüyoruz. Bir diğer sevindirici gelişme, borçlanma araçları ve kira sertifikaları toplam ihraç tutarı içindeki kira sertifikasının payı geçen sene yüzde 5 gerçekleşmişken, bu sene yüzde 10 civarında seyretmektedir.

Borsa İstanbul’un 2018 yılı ve ilerisi için hedefleri nelerdir?

Borsa İstanbul olarak hedefimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlayacağımız 2023’te İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi hâline geldiği ve sermaye piyasalarının ağırlığının en az bankacılık kadar önem kazandığı bir finans sektörüne sahip olmak. Bu kapsamda, Borsa İstanbul’un büyüme gelişme gücüne yön vermek ve bu büyümeyi sürdürülebilir kılmak için önümüzdeki dönemlere yönelik bir rehber niteliğinde olan 2018-2023 Stratejik Planımızı hazırladık ve bu yıl ilk kez yayınladığımız Entegre Faaliyet Raporu’nda yer verdik.

Stratejik planımızı ana işlerdeki rekabet gücünü artırma ve “yatırımcıları ve fikirleri bir araya getiren, lider entegre platform olma” vizyonu doğrultusunda oluşturduk. 2023 vizyonuna ulaşmak için stratejik planımızda sürdürülebilir gelir akışı ve yapısı, operasyonel etkinlik ve inorganik büyüme olmak üzere öncelikler belirledik. Bu kapsamda, işlem gören şirket ve ürün sayısının artırılması, kurumsal ve bireysel yatırımcı tabanında genişleme, türev piyasası, pay piyasası, veri ve teknoloji gelirleri başta olmak üzere gelirlerin artması ve gelir akışının çeşitlendirilmesi, Takas İstanbul ve Merkezi Kayıt İstanbul ile entegrasyonun derinleştirilmesi, bölgesel bir altın saklama merkezi olunması, özellikle finansal teknoloji alanında yatırım yapılması ve inovatif girişimlerin desteklenmesini amaçlıyoruz. Aynı zamanda kurumsal yönetişim alanındaki en iyi uluslararası örnekleri uygulama, sürdürülebilirlik konusunda uluslararası alanda örnek olacak girişimlerde bulunma ve Borsa İstanbul’a kote şirketlerde bu konuda farkındalık oluşturma da önceliklerimiz arasında yer alıyor.

BISTECH adını verdiğimiz teknoloji ile dönüşüm programımızın son adımı olarak 2018 yılında BISTECH teknolojisinin tüm piyasalar, uygulama ve izleme sistemlerinin entegrasyonunu tamamlayacağız. Sahip olduğumuz dünya standartlarında teknolojik altyapıyı geliştirerek teknoloji ve kurumsal çözümler odaklı satılabilir ürün ve hizmet portföyü oluşturmak da hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca, Borçlanma Araçları Piyasamızın BISTECH Sistemine geçişi ile birlikte, yeni kurduğumuz Taahhütlü İşlem Pazarı da devreye alınacaktır. Bu pazar, kira sertifikalarının iki yatırım kuruluşu arasında alım satıma konu edilerek, taahhütlü işlemlerin gerçekleştirileceği, katılım bankacılığı çalışma prensiplerine uygun bir pazar olacaktır.

Önümüzdeki dönemde sermaye piyasasında beklentileriniz nelerdir?

Önümüzdeki dönemde halka arzların devam etmesi ile birlikte Türkiye sermaye piyasaları derinleşmeye ve gelişmeye devam edecek. Böylece 2016 yıl sonunda yüzde 20 seviyesinde olan ve 2017 yıl sonunda yüzde 28 olarak gerçekleşen piyasa değeri/GSYH oranı daha da gelişecek ve ekonomik büyümenin itici gücü hâline gelecektir.

Halka arzlar hız kazanırken bir yandan da sermaye piyasalarımıza olan iç talebin artması yönünde çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizde finansal okuryazarlığın gelişmesi ile bilinçli yatırım yapan yerli yatırımcı sayısı artacaktır. Finans teknolojileri alanında da gelişime önem veriyoruz. FinTech yatırımları ile ilgili alanlarda neler yapabiliriz bunları değerlendiriyoruz. Takasbank bünyesinde blockchain ekibi kurduk. Finans piyasalarında teknolojik gelişimin önünü açacak çalışmaları değerlendiriyoruz. Girişim sermayesini destekleyerek KOBİ’lerimizin hızlı ve etkin şekilde fon sağlayabileceği yapıları destekliyoruz. Böylelikle şirketlerimizin sermaye piyasalarını kullanarak daha sürdürülebilir finans kaynağı sağlamasını hedefliyoruz. Genel anlamda baktığınızda tüm hedeflerimizi Türkiye’nin kalkınma hamlesinin sermaye piyasası ayağıdır. Böylelikle ülkemizin istikrarlı yükselişine temel oluşturacak ekonomik altyapı çalışmalarını gerçekleştirme gayreti içindeyiz.

Yabancı kaynakların kaldıraç etkisi nedir? Yabancı kaynak fonlaması, kredi fonlamasının ülke ekonomisine olumlu veya olumsuz etkileri nelerdir?

Firmaların özsermaye dışında kullandıkları yabancı kaynakları ne derece kullandığını gösteren oranlara kaldıraç oranları denir. Özsermaye ile yabancı kaynaklar arasındaki ilişkiyi göstermekle beraber firmanın olumlu bir şekilde finansman edilip edilmediğini, kredi verenlerinin güven paylarının ne derecede olduğunu gösterir bu oran. Özsermaye kredi verenler için emniyet marjı özelliği taşır. Bir firma özkaynaklarından çok yabancı sermaye ile finansman sağlıyorsa daha çok kaldıraç etkisine maruz kalacaktır. Bu noktada önemli olan husus, yabancı hangi kaynağın kullanıldığıdır. Eğer borçlanma kanallı yabancı kaynak kullanılıyorsa, bu alınan kaynak için faiz ödemesi gerekecektir. Bu durum da finansmanın uzun vadeye yapılması ve kaynak yönetiminde borç ve faiz baskısı yaratacaktır. Bu açıdan borçlanma yerine daha sürdürülebilir bir açıdan değerlendirildiğinde, sermaye piyasalarını kullanarak hissedar edinme ile kaynak sağlanması firmaların daha sağlıklı finansman kaynağı bulmasını sağlayacaktır. Ülke ekonomisi açısından değerlendirildiğinde firmaların borcu ülkemiz özel sektör borçluluğunu artırmaktadır. Borçlanma yerine sermaye piyasaları ile hissedarlık yöntemi hem ülkemiz özkaynaklarının gelişmesine katkı sağlayacak, hem de firmalarımız büyürken sermayenin tabana yayılması ve firmaların kazançlarından ülke vatandaşlarımızın daha çok faydalanmasına imkân sağlayacaktır.

Türk şirketlerinin halka arz edilen paylarının yüzde 80’den fazlasını yabancı yatırımcı satın aldı. Ülkemize yabancı yatırımcıların ilgisi yoğun diyebilir miyiz? Bu durumun sebebi nedir?

Türkiye ekonomisi 2017 yılını da rekor büyüme ile yüzde 7,4 ile tamamladı. Böyle bir ortamda sanayisi, gelişen ekonomisi, genç nüfusu dinamik altyapısı ve girişimci şirket ekosistemi ile yatırım arayan, fonlarına yüksek getiri arayan yabancıların ilgisini doğal olarak çekiyor Borsamız. Aynı zamanda sermaye piyasalarında serbest piyasa ekonomisi dinamikleri ile finansal hareketlilikte sağlanan özgürlük ve güven ortamı, yabancıların ülkemize olan ilgisini sıcak tutmaktadır.

Borsa İstanbul 2017’de yüzde 47,6 gibi bir oranla en çok kazanç sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı zamanda spekülatif olarak yükselen dolar kuru, Borsa İstanbul şirketlerini görece olarak daha ucuz olmasını sağlıyor. Yani ucuz yatırım ile yüksek kazanç imkânı söz konusu. Fiyat/Kazanç oranı olarak bakıldığında BIST 100 endeksi 10 yıllık ortalamasının da altında. Piyasa Değeri/Defter Değeri oranı da benzer şekilde 10 yıllık ortalamasının altında. Aynı zamanda şirket değeri/kazanç oranı da 8,1 seviyesinde yani 10’un altında ve yatırım için tercih edilen seviyelerde. Tüm bu değerlendirmeler BIST 100 endeksinin ve bu endeksi oluşturan şirketlerin, kârlı bir yatırım aracı olduğuna işaret ediyor. Bu açıdan çok ucuz seviyelerde olduğunu söylemek mümkün ve gelecek için iyi kazanç imkânlarına sahip bir yatırım aracı olduğunu değerlendiren yabancı yatırımcı da yoğun ilgi gösteriyor.

Daha Fazla

Katılım Haberleri

Albaraka Türk’ten Doğal Gaz Açıklaması 

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, Karadeniz'de keşfedilen doğal gaza ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Utku, "Yenileme dönemi gelen doğal gaz anlaşmalarında sahip olduğumuz...

Albaraka’dan “Güvenli Ödeme Sistemi”

Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği yaparak, ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satımında, taşıtın mülkiyeti ile satış tutarının güvenli ve...

Dergiden Son Yazılar

IBOR Geçişi Nasıl Zorluklar Getirebilir?

IBOR’un, (Bankalararası Teklif Edilen Faiz Oranı) 2021 yılı sonunda devre dışı bırakılması planlanıyor. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel etkilerine rağmen LIBOR’u (Londra Bankalararası Para...

Türkiye’de İşletmecilik Öğretimi

Ülkemizdeki işletmecilik öğretim mimarisinin, kısa sürede çıkış yolu olmayacağı bilinciyle yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki işletmecilik öğretimi, 50 yıllık süreyi geride bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat...

Katılım Bankalarında Likidite Riski

Likidite riskinin belirlenmesi, bankaların piyasa risklerine karşı pozisyon almalarında büyük önem taşımaktadır. Dünyada finansal liberalizasyonun hızlandığı 1980’li yıllardan beri bankalar, birçok şirket için önemli bir...

Altın, “Güvenli Liman” mı?

Altın, birkaç yıl daha güvenli liman şeklinde yatırımcıların gözdesi olmaya devam edecek. Altın, ABD’nin para birimi dolara olan güvenin azaldığı dönemlerde parasal varlıkların korunması açısından...

İslami Finans ve Akıllı Sözleşmeler

Blockchain’in sağladığı akıllı sözleşme teknolojisi, birçok sektöre şeffaflık sağlaması nedeniyle İslami finans dünyasında da tercih edilmektedir. Blockchain teknolojisi, dünyada hızla yayılmaktadır. Sözkonusu teknolojinin fayda sağladığı...
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz durumunda, çerez kullanımımıza onay veriyor sayılırsınız.
Onayla
Privacy Policy